12.4.12

orospu kırmızı

umay umay



yüreklerinin en düşsüz yerinde
öyle apansız kalakaldım
ben kötüyüm, erdem kimin adı
bir bıçakla rüzgar sokarım içime
sonra iyileşeceğimi söylerim
cam kırıklarının üzerinde sevişmekten bıktım derim
az acıyı arıyordum kendi kanımı içiyordum derim

dilsizim
babam da yok benim

nerem varsa insan kalan
işte orası acıtıyor

bir mum söndüğünde bir denizci ölürmüş; ya da mavi yüzlü bir kadın.

insan hayatta bir kez ölür arkadaşım

kentleri yakmayacağım. kentleri sularla kaplayacağım. ıslak pardösülü adamlara aşık olacağım. hala sıcak bir koltuk altı dilenen fahişelere, düşlerinden vurgun homoseksüellere. yeterince masumuz artık diyeceğim, kalmadı gözyaşımız.

aşksızlık dansa yenik düşmektir

yalan, ağdalı bir salyadır televizyon
hepimiz kahramanıyız birbirimizin, hepimiz birbirimizin soytarısı

hep birlikte ağladılar; kalbinizi çalan biz değildik ki.

benim aşkım fırfırlı bir çocuk külodudur sadece

ölümün üzerinde bir leş kargasıdır zaman. gece kuşlarının son nakaratı koğuşlara dalar. gıcırdayan ranzalar göz oyuklarının şarkısına katılır. oysa orada yuva yapıyor sessizlik sinsice.

artık özgürüm. öyle yalnızım ki

her aşk bir orospu yaratıyor
bense beyaz duvaklar, dokunduğumda irkilen sırtlar çiziyorum
ben de oluyorum, o senin kendin için korktuğun yerde

dur gitme, sana bir şey verecektim

hayat! benden gizlediğin ellerini hangi cebinde saklıyorsun?