16.11.2010

ve çeliğe su verildi

nikolay ostrovski

felsefe; fıçılar, fenerler, mağaralar ve gölgeler üzerine sıkılmış siyahlı beyazlı bir palavradan ibarettir.

insan boşu boşuna ölmüyorsa o zaman ölmeye değer. çünkü o zaman acayip bir kuvvet sarar insanın benliğini ve sürükleyip götürür, ölümü düşünmezsin. hatta ölmek zorunlu olur artık. bir an gelir ki, bile bile ve sabırla yürümek gerekir ölümün üzerine. ama gerçeğin senin ardında olduğunu bilmek koşuluyla. asıl kahramanlık da budur bence.

vaaz vermek kolaydır, zor olan aziz olmaktır.

küçük bir oğlan tanımıştım. poraykoy'du adı. beyazlar, odessa'da kıstırdılar oğlanı ve ne yaptı bilir misiniz? daha ötekiler kendisini süngüyle şişlemeye zaman kalmadan ayaklarının altına bir el bombası atıp çiğnedi. paramparça havaya uçtu tabii; ama onunla birlikte polonyalılar da uçtu. adam diye işte ben buna derim! hiçbir kitap yazmaz onun kahramanlığını; oysa asıl yazılmaya değer şey budur.

lenin: sayısız emekçi kitlelerini ardımızda mücadeleye sürükleyemediğimiz takdirde asla galip gelemeyiz.

beş yıllık bir sürekli çürümeye bir yıl doğru dürüst yaşamayı yeğlerim.

insanların acısı dünyanın güzelliğini bozabilir mi? bu hesaba göre, gülmeyi yasaklamak gerekir. yaşam sevincini dile getiren her türlü gösteriyi de sürüp çıkarmak gerekir yaşamımızdan; gene bu hesaba göre cephede facia vardır. ve gene cephede ölümün kendini her an hissettirmesiyle ortadan kalkmaktadır yaşamın anlamı. gelin görün ki, cephedekiler bile fırsatını bulur bulmaz basıyorlar kahkahayı. gerideyse her şey her zamanki akışına devam ediyor. sevinçler ve gözyaşları, davetler, seyirler, endişeler, aşklar..

gözyaşlarıyla sulanmakta yeryüzü
acılı bir sıkıntıdan ibaret yaşam
ama bir gün gelecek, kaçınılmaz bir gün

en değerli şey yaşamdır insan için. bir kez verilir insana yaşam. ve insan, hiçbir utanç ve üzünce yer bırakmayacak, sinsilik ve pislik dolu bir geçmişten kızarmayacak ve ölürken de olanca gücünü dünyanın en asil amacına, insanlığın kurtuluş mücadelesine hasrettiğini söyleyebilecek şekilde yaşamak zorundadır.

yaşamak gerekir evet, beklemeden, bir an önce yaşamak. saçma sapan bir hastalık ya da densiz bir feci rastlantı bir anda kırıp söndürmeden yaşamı.

sabır ve sonsuz bir dayanma gücü, insanoğlunun en temel erdemleridir. katlanmayı bilmek.. sokaklara çıkıp bağırmaksızın katlanmak acıya.. kişisel trajedileri tanımayan, yadsıyan bir devrimci olmak..