20.11.10

türkiye cumhuriyeti'nde yahudiler

avner levi

kültüre dayanan milliyetçilik anlayışında ırka yer yoktur. ırk yalnızca hayvanlarda bulunur.

20. yüzyılın başında türkiye'de 200.000 yahudi vardı. bu sayı 1950'lerde 40.000'e düştü. bugün 70 milyonluk türkiye'de 25.000 kadar yahudi vardır.

varlık vergisi: 1943 ocak ayında, vergi borcunu ödeyemeyenlerin ev eşyaları dahil her şeylerine el koymalar başladı. kendileri ise tutuklanarak aşkale'ye iki metre kar içinde taş kırmaya gönderildiler. ilk tutuklanan 18 kişinin 12'si yahudi, kalanları rum ve ermeni idi. çoğu istanbul ve izmir'den, 2000 metre yüksekliğe gönderilen bu zavallılar sıkı jandarma nezaretinde kar, tipi içinde yol yapacaklardı. 1500 kadar kişi bu kaderle karşılaştı, 800'ü yahudiydi. diğerleri rum ve ermeni'ydiler. bir tek müslümanın dahi malına el konulmadı veya bir tek müslüman tutuklanmadı. gidenlerden hastalananlar, ölenler oldu. hayatta kalanlar da ömürlerinin sonuna kadar manen yaralı kaldılar. çalışma ücreti olarak günde 2.5 lira alıyorlardı. yarısı yemek ve bakım parası olarak alınıyor, gerisi borca mahsuben maliyeye gönderiliyordu. çoğunun borcu yüzbinlerle ölçüldüğüne göre, günde 1 lirayla bu borcun ödenebilmesi tabii ki imkansızdı. amaç cezalandırmak ve korkutmaktı. saraçoğlu hükümeti, isteyerek ve açıkça yasaların öngördüğü eşitliği ihlal etmişti.

o zamanlar sanayi bakanlığı'nda önemli bir görevi olan şevket süreyya aydemir sonradan yazdığı bir kitapta, o günlerde izmir yahudi toplumunun önde gelenlerinden behor gomel ile profesör avram galanti'nin kendisini ziyaret ederek varlık vergisi'ne karşı müdahalede bulunmasını rica ettiklerini yazar. aydemir, ricalarını reddederek, "türkler yüzyıllardır savaştılar, kan döktüler; yahudiler ise çoğaldılar, ticaret yaptılar ve zenginleştiler; ne çıkar biraz para verseler?" şeklinde konuştu.

necip fazıl kısakürek de, cevat rıfat atilhan gibi bayağı bir antisemitizmin sözcüsü oldu. necip fazıl'ın büyük doğu'su ayrıca milliyetçiliğe ve atatürkçülüğe de karşıydı. sonunda hükümet tarafından kapatıldı.