25.11.10

sadizm ve mazoşizm

erich fromm

sembiyotik birliğin pasif türü boyun eğmedir, klinik adıyla mazoşizm. mazoşist kişi, kendini, onu yönlendiren, yöneten, koruyan, sanki onun yaşamı ve oksijeni olan bir insanın parçası yaparak, dayanılmaz olan yalıtım ve ayrılık duygularından kaçar. kişinin boyun eğdiği, gözünde büyüttüğü güç tanrı da olabilir, başka bir insan da; o her şeydir, bense onun parçası olmak dışında hiçbir şeyim. bir parça olarak büyüklüğün, gücün, güvenliğin bir parçasıyım.

mazoşist kişi kararlar almak, riske atılmak zorunda değildir, asla yalnız kalmaz; ama bağımsız da değildir, bütünlüğü yoktur, tam doğmuş bir insan değildir. dini bağlamda tapınma nesnesine put denir; mazoşistçe bir sevgi ilişkisinin dünyevi bağlamında temel mekanizma, yani puta tapınma mekanizması aynıdır. mazoşistçe ilişki fiziksel, cinsel arzuyla sulanmış olabilir; bu durumda bu, kişinin sadece ruhuyla değil, bedeniyle de katıldığı bir boyun eğme olur. kadere, hastalığa, ritmik müziğe, uyuşturucuların yarattığı veya hipnotik trans altında yaşanan esrikçe duruma mazoşistçe boyun eğilebilir; bütün bu olaylarda kişi kendi bütünlüğünden vazgeçer, kendini kendi dışındaki birisinin veya bir şeyin aracına dönüştürür; üretken etkinlik yoluyla yaşama sorununu çözmek zorunda kalmaz.

sembiyotik ilişkinin aktif biçimi egemen olmadır, klinik adıyla sadizm. sadist kişi, başka bir insanı kendisinin bir parçasına dönüştürerek kendi tutsaklık duygusundan ve yalnızlığından kaçmak ister. ona tapan başka bir insanı kendine katarak kendini büyütür ve zenginleştirir.

mazoşist kişinin sadiste bağımlılığı ve boyun eğmesi kadar, sadist kişi de bağımlıdır ve boyun eğer; ikisi de bir diğeri olmadan yaşayamaz. tek fark, sadist kişinin emir vermesi, sömürmesi, yaralaması, küçük düşürmesi; buna karşılık mazoşist kişinin emir alması, sömürülmesi, yaralanması, küçük düşürülmesidir. gerçekçi bir anlamda bu önemli bir farktır; daha derin coşkusal anlamda ise aradaki fark, ortak yanları kadar büyük değildir: ikisinin de ortak yanı, bütünlük olmaksızın kaynaşmadır. bu anlaşılırsa, genellikle kişinin, yine genellikle farklı nesnelere karşı aynı anda hem sadistçe hem de mazoşistçe bir tarzda tepki verdiğini gözlemek şaşırtıcı olmaz. hitler, insanlara karşı temelde sadistçe tepkiler vermiştir; ancak kadere, tarihe, doğanın üstün gücüne yönelik tepkisi mazoşistçedir. sonu da -genel yıkım ve intihar- başarı rüyası kadar tipiktir: tam tahakküm.