26.1.13

reading zindanı balladı

oscar wilde



anladım, onu hangi düşünceydi kemiren
ve iten neydi böyle onun adımlarını
onun bu pırıl pırıl parlayan güne neden
bu kadar içtenlikle böylesi daldığını
sevdiği bir kadını öldürmüştü bu adam
ve şimdi buna karşı verecekti canını

ama gene de herkes sevdiğini öldürür
bu böylece biline
kimi bunu kin yüklü bakışlarıyla yapar
kimi de okşayıcı bir söz ile öldürür
korkak bir öpücükle
yüreklisi kılıçla, bir kılıçla öldürür

kimi insan aşkını gençliğinde öldürür
kimi sevgilisini yaşlılığına saklar
bazıları öldürür arzunun elleriyle
altının elleriyle boğar bazı insanlar
bunların en üstünü bıçak kullanır çünkü
böylelikle ölenler çabuk soğuyup donar

kimi insan az sever, kimisi de çok uzun
kimiler aşkı satar, kimiler satın alır
kimileri de yapar bu işi gözyaşıyla
kimilerinde aşka serin kanla kıyılır
hemen herkes bir türlü öldürür sevdiğini
ama bundan ötürü herkes asılmamıştır

kim gider ölümüne utandırılırcasına
kapkara günlerini yaşarken hayatının
kimsenin idam ipi dolanmamış boynuna
ne maske örtülmüştür üstüne suratının
ve ne de hiç kimsenin ayağının altına
boşluğu serilmiştir döşeme kapağına

en ulu yön dünyada affın durduğu yöndür
insanlığın değeri tüm onunla ölçülür
kim boynuna ilmeğin sarılmasını ister
asılmayı düşünür
o celladın düğümü arasından gözüken
göklere son olarak kim bakmayı düşünür

kıskıvrak bağlanırsa topallaşır insanlar
şans tanımak gerekir bir iki kez insana
hiçbir şey kazanmazlar suçlarla oynayanlar

gündüzleri ocakta taş kırıp taşıyorduk
gece her taş bizlerden birinin yüreğiydi

sessizlik bu anlarda yıldırır sanki boğar
kat kat daha belirir çanların seslerinde
tanrının yasaları iyi, ölümsüzse de
kırar en taş yüreği, en katı kalbi bile