14.2.11

oliver twist

charles dickens

bütün güzellikleri ciltlerinden ibaret olan kitaplar vardır.

şu kadın milletinin en kötü tarafı şudur ki, en ufacık bir şey, tutar içlerinde çoktan küllenmiş bir duyguyu alevlendiriverir. en iyi tarafları da şudur ki, bu durum hemen geçer.

bizim din adamlarımız, yüzlerini ancak üzerlerinde gülümseyiş filan varsa yok olsun diye silerler ve sonra da her defasında gökyüzünün en karanlık tarafına doğru dönerler.

bazen tatlı bir müzik nağmesi, sessiz bir yerdeki bir su şıpırtısı, bir çiçek kokusu ya da tanıdık bir söz insanın hayalinde ansızın, silik bir anı uyandırıverir ki, bir soluk gibi uçup giden bu anı sanki bu yaşadığımız hayattan değildir de kafamızı ne kadar zorlasak asla hatırlayamayacağımız, çok eski, çok daha mutlu bir başka hayattan bize yadigar kalmıştır.

yüksek dağın üstünden kar eksik olmaz.

ölüm gibi suç da sadece yaşlıların ve çirkinlerin tekelinde değildir. çok zaman kurbanlarını en genç ve en güzellerin arasından seçer.

ah, insanın candan sevdiği birinin hayatı sallantıdayken, elleri böğründe beklemek zorunda kalmanın heyecanı; bu keskin, korkunç heyecan! ah, insanın beynine doluşan ve canlandırdıkları düşlerin gücüyle yüreği deli gibi çarptırıp soluğu sıklaştıran kahredici düşünceler! sevdiğimiz insanın acısını dindirip tehlikeyi hafifletebilmek için bir şeyler yapmak ihtiyacı ve hiçbir şey yapamayacağımızı bilmek! çaresizliğimizin doğurduğu iç çöküntüsü ve hüzün! hangi işkence bu kadar ağır olabilir! o anın ateşi içinde, kendimizi ve kafamızı ne kadar zorlarsak zorlayalım bu işkenceden imkanı yok kurtulamayız!

günah denen şey, birçok tapınakların içine sızmayı başarır.

çevremizdekilere karşı dikkatli olmalıyız. çünkü her ölüm geride kalan bir avuç kimseye öyle düşünceler miras bırakır ki; yapılabilecekken yapılmamış, unutulmuş, boş verilmiş şeyler.. onarılabileceği halde onarılmamış kırgınlıklar, giderilmemiş eksiklikler.. insan için bunlardan daha acı bir düşünce olamaz! hiçbir pişmanlık, iş işten geçtikten sonra duyulan pişmanlık kadar acı değildir.

dünyamız bir kırık düşler dünyasıdır. ve kırılanlar da çoğu zaman en özenerek beslediğimiz, ruhumuzun en soylu yönünü yansıtan düşler ve umutlardır.