10.11.18

aşk

victor hugo

beni dinleyin, sizlere bir nasihat vereceğim: birbirinizi sevin! bir sürü cilve yapacak değilim, doğru hedefe giderim. mutlu olunuz. bütün evrende kumrulardan daha zeki yaratık yoktur. filozoflar şöyle der: neşenizi ölçülü tutun. bense diyorum ki: neşenizi serbest bırakın. şeytanlar gibi aşık olun. çılgınlaşın. filozoflar saçmalıyorlar. onların görüşlerini gırtlaklarına tıkmak isterdim. yaşamda fazla koku, fazla yeşil yaprak, yeni açmış fazla gonca gül, şakıyan fazla bülbül, fazla şafak olur mu hiç? sevmenin de fazlası olur mu? birbirinden hoşlanmanın fazlası olur mu?

bilgelik neşenin coşmasıdır. önemli olan mutluluğa sahip olmaktır. güneşe gözü kapalı boyun eğelim. güneş nedir? aşktır! aşk demek kadın demektir. işte sarsılmaz güç: kadın. buna karşı duracak bir tek robespierre yoktur; kadının sözü geçer.

insan gözü bir genç kızın yataktan kalkışı karşısında, bir yıldızın doğuşu karşısında olduğundan da çok saygı duymalıdır. ulaşma olanağı, saygı artışına dönüşmelidir. şeftalinin havı, eriğin incecik buğusu, kar tanesinin parlak kristali, kelebeğin incecik toz serpilmiş kanadı saflığından haberi bile olmayan bu iffetin yanında pek kaba şeylerdir. genç kız sadece bir hayal ışığıdır, bir heykel olmamıştır daha. onun yatağı idealin karanlık kesiminde gizlidir; bakışın saygısız dokunuşu bu belli belirsiz alaca karanlığı incitir. burada seyretmek, günaha girmektir.

şeylerin adını değiştirmekle dünyada büyük değişiklikler yaptığınız zannına kapılmayın. kadınları daima çok sevin. o şeytancıklar bizim meleklerimizdir. aşk, kadın, öpüşme bir dairedir; onun içinden çıkmayın. uçurumun ulu güzeli, okyanusun celimene'i olan venüs yıldızının, hükmü altındaki her şeyi yatıştırarak, bir kadın gibi dalgalara bakarak sonsuzluklar içinde doğduğunu hanginiz görmüştür? okyanus, işte hırçın alceste. ama boş yere homurdanır durur. venüs yıldızı görününce gülümsemeden duramaz. ona boyun eğer. işte hepimiz böyleyizdir. öfke, fırtına, yıldırım, tavanlara kadar köpük. bir kadın sahneye girer, bir yıldız doğar ve hemen yerlere kapanırız.

sevmek ve sevilmek, gençliğin güzel mucizesi! aşk altı bin yaşında bir çocuktur. cupidon'un yanında mathusalem çocuk kalır. altmış yüzyıldan beri erkekle kadın severek işin içinden sıyrılıyorlar. kurnaz şeytan erkekten nefret etti, ondan daha da kurnaz olan erkek de kadını sevmeye başladı. böylece, kendi kendine, şeytanın ona yaptığı kötülükten daha fazla iyilik yaptı. bu incelik yeryüzü cenneti kuruluşunda keşfedilmişti. dostlarım, keşif eskidir ama hâlâ yepyenidir. ondan yararlanmaya bakın.