17.7.17

solon

diogenes laertios

"halk iyi yönetiliyorsa tanrı ve yasaların yararı vardır; ama kötü yönetiliyorsa hiçbir işe yaramazlar."

solon; borç yükünün azaltılması, yani borçların silinmesi, hacizlerin ve köleliğin kaldırılması uygulamasını atinalılara getiren ilk kişidir. nitekim insanlar bedenleri karşılığında borç alıyorlar ve birçok kişi yoksulluk yüzünden borcu karşılığı hizmet ediyordu. ilk olarak solon babasından kalan yedi talantlık alacağını bağışladı ve başkalarını da böyle yapmaya özendirdi. ve bu yasaya "borç affı yasası" adı verildi. sonra öteki yasalarını çıkardı ve döner levhalar üzerine yazdırdı.

"her insandan kendini sakın; dikkat et, yüreğinde gizlice nefret besleyip güler yüzle karşında konuşmasın, iki yanlı dili kara ruhundan yankılanmasın."

bazılarının anlattığına göre, kroisos bütün süslerini takıp takıştırarak tahtına oturmuş ve solon'a bundan daha güzel bir manzara görüp görmediğini sormuş. o da "evet, gördüm," demiş, "horoz, sülün ve tavus kuşu; doğa bunları binlerce kez daha güzel çiçeklerle bezemiştir."

"kendi korkaklığınız yüzünden belanızı bulduysanız bunun suçunu tanrılara bulmayın. bunları iktidara getirip siz büyüttünüz; bu yüzden de iğrenç köleliğe düştünüz. her biriniz tek tek tilkinin izinden yürürsünüz; ama bir araya geldiniz mi kafanız çalışmaz. kandırıcı sözler söyleyen adamın yüzüne bakarsınız; ama yaptığı işi görmezsiniz."

ayaklanma sırasında ne kenttekilerin, ne ovadakilerin ne de kıyıdakilerin arasında yer aldı. onun tanımına göre söz işin aynasıydı; kral, kudretiyle en güçlü insandı; yasalar örümcek ağı gibiydi. çünkü "eğer güçsüzsen ağa yakalanırsın; ama daha güçlüysen ağı parçalayıp çıkarsın."

"dilin mührü susmaktır, susmanınki ise zamanını ve yerini bilmektir." diyordu.

"kar'ın ve dolunun gücünü bulut taşır; gök gürültüsü parlak şimşekten doğar; devlet büyük adamların yüzünden yıkılır; halk farkına varmadan tiranın kölesi olur."

tiranların yanında güç sahibi olanları sayı boncuklarına benzetiyordu. çünkü her biri bazen artıyı bazen eksiyi gösterir; tiranlar da bu adamları kimi zaman güçlü ve parlak, kimi zaman onursuz kılarlar.

"zenginlikten doygunluk, doygunluktan da şiddet doğar."

babasını öldürene karşı neden yasa çıkarmadığı sorulduğunda, "böyle bir şeyi ummadığım için" diye karşılık verdi. insanların hiç haksızlık yapmamasının nasıl mümkün olacağı sorulduğunda, "haksızlığa uğramayanlar da haksızlık görenler kadar öfke duydukları takdirde" dedi.

atinalıların günleri aya göre hesaplamalarını öngördü. ve ozanların uydurmaları bir işe yaramaz diye, thespis'in tragedyalarını sahnelemesine izin vermedi.

apollodoros'un "felsefe okulları üzerine" adlı eserinde söylediği gibi, insanlara şunları öğütlemiştir:

"yemininden çok dürüstlüğe bağlı kal! yalan söyleme! ciddi işlerle uğraş! çabucak dost edinme, dost edindiğin kimseleri dışlama! önce boyun eğmeyi öğren, sonra buyruk ver! hoş olanı değil, iyi olanı öğütle! bırak akıl yol göstersin! kötü insanlarla düşüp kalkma! tanrıları onurlandır, ana babanı say!"