14.5.17

günce

sylvia plath

bilmemek mutluluktur.

bu eş arama, deneme yanılma oyununda öyle çok incinme var ki..

hepimiz ruh hekimlerine gereksinim duyacak kadar önemli olduğumuzu düşünmekten hoşlanırız.

kadın doğmak benim korkunç tragedyam. düşünmeseydim çok daha mutlu olurdum; cinsel organım olmasaydı her zaman sinirli bir heyecanın ve gözyaşlarının eşiğinde bocalamazdım.

insan soyu cinselliğin kurbanı. hayvanlar şanslı yaratıklar; kızışırlar. sonra biter bu onlar için; oysa biz zavallı, kösnül insanlar, ahlakın kafesine kapatılmış, koşullarla zincirlenmiş, her zaman kasıklarımızı yalayan korkunç, zorlayıcı ateşle kıvranır, acı çekeriz.

insanın kendisini yok ederek dünyayı yok etmesi, umarsız bencilliğinin aldatmaca doruğudur.

yaşam öylesine bir kezlik, öylesine tek fırsatlı ki! her şey, onu düzenleyip eş zamanlı kılmanıza bağlıdır; öylesine ki, fırsat kapıyı çaldığında orada, eliniz kapı tokmağında bekliyor olmalısınız.

insan büyük varsayımları sezdirdiğine inanılan tek tek simgelere öylesine dayanır ki.. baleye gider; öyleyse duyarlı ve sanat meraklısı olmalı. şiir alıntılıyor; öyleyse kıvılcımlı bir ruhu olmalı. joyce okuyor; öyleyse bir dahi olmalı.

yaşam, acılı bir deneme yanılmadır.

gerçek her yerde çirkinle karışmıştır, yaşamınıza serpilmiş bir yığın toz toprak gibi. gerçek olan; tatsız değişiklikleri, iş rekabetini, ölüm isteksizliğini durduracak hiçbir güvenliğin, hiçbir aldatmacanın olmadığıdır.

yaratıcılığın en büyük düşmanı kendinden kuşkudur.

insanın kendi dışında sürekli mutlu olmayan birinin bulunduğunu bilmesi inanılmaz bir ferahlık veriyor.

iyi yazıldığında, cinsellik soylu ve derinden etkileyici olabilir. kötü yazıldığında ise gerçek itiraftır. içe bakışın derecesi ne olursa olsun onduramaz onu.

güven fonlarına gereğinden uzun süre yatırım yaptım, sonunda iflas ettim.