14.4.17

kinyas ve kayra

hakan günday

herkesin kendine göre bir şeyi var.

ne yapmak istediğini bilememek kadar acı verici bir şey daha yoktur.

kadın suratını boyar; çünkü suratı kendisine değil, güzelliğini takdir edecek olan erkeğe aittir. kimse kendi yarattığı bir boku boyamaz.

en kötü kabus bile iyidir hayatın kendisinden.

"kitaplarımı asla okumam. ilgilendirmiyorlar beni. edebiyata büyük bir yeteneğim var ama ona inanmıyorum." (louis-ferdinand celine)

üçüncü dünya ülkelerinde rütbe yoktur. tanrı ve kulları vardır.

resmi kurumlar tanımlayamadıkları her şeyden korkarlar. eğer herhangi bir devlet, karşısına çıkan canlı hakkında bir bilgi kırıntısına sahip değilse deliye döner. kendini tecavüze uğramış gibi hisseder. otorite sadece bilinenler üzerinde kurulduğu için, tanınmayanlar doğal düşmanlardır.

yeterli miktarda komisyonla banka şubelerine yaptırılmayacak iş yoktur dünyada.

hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. her yere aitmiş gibi davranırlar.

bitkilerin hayatının insanlarınkinden çok daha ilginç olduğuna eminim. en azından onlarda karakter denilen işe yaramaz bölüm yoktur. dolayısıyla birbirlerinden nefret etmek için de bir neden bulamıyorlar.

neden kaçtığını bilmemek en kötüsüdür.

bir insanın beklerken yapabileceklerinin sınırı yoktur. bazıları devlet başkanı, bazıları sihirbaz, bazıları da deli olur sıkıntıdan.

dünyanın en eski mesleği fahişelikse, dünyanın en eski hayal kırıklığı da aşktır.

medeniyetten daha kötü bir şey varsa o da medeni olmaya çalışan bir medeniyetsizliktir.

her insanın bir utancı vardır. devletin görevi, kullanma günü gelene kadar bu utançları toplayıp saklamaktır. toplumsal sözleşme diye bir saçmalık hiçbir zaman var olmamıştır. kimse kendi çıkarları için birilerine devlet olma yetkisini vermemiştir. benciller ve korkaklar dünyasında çıkar, kişisel dolandırıcılık yeteneğiyle elde edilir. ve insanların birbirlerine attıkları kazıkların yanında, devletin onlara attığı fazlasıyla hafif kalır.

"ölüm tek ilham kaynağıdır." (louis-ferdinand celine)

dengesizlik, gerçek duygusunun ve gerçeğin tek kapısıdır. dengeyle hiçbir yere varılmaz. ancak düşmeyi bilenler köprüden karşıya yüzülerek de geçilebileceğini öğrenir.

intihar nefsi müdafaadır. yaşayarak intihar etmeyi seçenlere yardım edilemez.