9.3.17

kervan

tayeb salih

dünya, biz dönmesini istesek de istemesek de dönmeye devam ediyor. ve ben de, milyonlarca insan gibi, genellikle alışkanlığın verdiği güçle, çoğalan, azalan, duraklayan ve sonra yoluna devam eden uzun bir kervanda yürüyor ve ilerliyorum. bu kervanda hayat tamamıyla kötü değil. ilerlemek her gün biraz daha zorlaşabilir, vahşi hayat kıyısız denizler gibi her şeyi silip süpürebilir; bizse ter dökeriz, boğazlarımız susuzluktan kavrulur ve bir noktada artık daha fazla ilerleyemeyeceğimizi düşündüğümüz o sınıra ulaşırız. sonra güneş batar, hava serinler ve gökyüzünde milyonlarca yıldız parlamaya başlar. yeriz, içeriz ve kervan şarkıcısı bizi şarkılara boğar. bazılarımız şeyhin arkasında dua eder, bazılarımız dans eder, şarkı söyler ve alkışlar. üstümüzdeki gökyüzü ılık ve şefkatlidir. bazen durmaya niyetimiz olmadığı sürece gece yolculuk ederiz. gecenin hayaletleri şafağın söküşüyle dağılır, günün ısısı gecenin rüzgarıyla serinler.