20170303

dünyamıza bakış

albert einstein

bir insanın gerçek değeri, her şeyden önce, kendinden kurtulmayı, ne ölçüde ve ne yolda başardığına bakılarak anlaşılır.

buluşlar, keşifler yalnız özgür insanlara vergidir; yalnız onlar yaratabilir biz modern insanların hayatını yaşanmaya değer hale getiren düşünce eserlerini.

batı avrupa kişi özgürlüğünü başarıyla savunup bilgi ve buluşların ilerlemesini sağlamıştır. çünkü kendi varlığına saygısı olan bir insan için hayat bu özgürlük olmadan yaşanmaya değmez. bu özgürlük olmasaydı ne shakespeare, ne goethe, ne newton, ne faraday, ne pasteur ne de lister yetişirdi. o olmasa, ne halk için konforlu evler olurdu, ne demiryolları, ne telsiz-telgraf, ne salgınlara karşı korunma çareleri, ne ucuz okuma kitapları, ne kültür ne de herkese açık sanatlar. hayatın belli başlı gereksinmelerini karşılayacak gereçleri meydana getirmek için insanın çabasını kolaylaştıracak makineler olmaz, çoğu insan eski asya zorbalarının zamanındaki köle hayatını yaşardı.

her hükümet özü bakımından bir kötülük taşır kendinde. yani soysuzlaşarak zorbalığa kaymaya elverişlidir.

koyun sürüsü gibi kitleler, iki hafta içinde gazeteler tarafından öylesine bir heyecan ve telaşa düşürülebilir ki, bu insanlar başta bulunan bu işlerle ilgili birkaç partinin değersiz amaçları uğruna ölmek ve öldürmek için üniformaları geçiriverirler sırtlarına.

insan hakları içinde, pek sözü edilmese bile, büyük önem kazanması kaçınılmaz olan bir hak daha vardır: bireyin yanlış ya da zararlı saydığı eylemlere katılmama hakkı ve ödevi. bunun en önemli örneği de askerlik hizmetine katılmayı reddetmektir.

zorunlu askerlik görevi bana bugün uygar insanın yoksun bulunduğu birey saygısının nasıl ortadan kalktığını gösteren en kötü belirtisi olarak görünüyor. bir mızıkanın ardından sıra sıra yürümekten zevk alan kimseyi adam yerine koymam. onda bir beyin olmasa da olur.

bilinçli olarak savaşmamayı seçen kişi devrimci bir kişidir. yasalara karşı gelmeye karar vermekle toplumun ilerlemesi uğrunda çalışmak gibi en önemli bir ülküyü kişisel çıkarlarından üstün tutmuş oluyor demektir. çok güç durumlarda toplumsal ilerlemeyi sürdürmenin tek yolu budur.

oldukça önemli bir sorunla karşı karşıya bu ülkenin aydınları. gerici politikacılar bir dış tehlike sözünü ileri sürerek her türlü aydınca davranışa karşı kamuoyunda bir kuşku havası yaratmışlardır. bu kadarını başardıktan sonra şimdi de öğretim özgürlüğünü sınırlayıp boyun eğmeyen aydınları işlerinden etmeye, onları aç bırakmaya yelteniyorlar.

insanlar neye layıksa onu elde ederler sonunda.