18.1.17

yabanın tuzlu ekmeği

erich auerbach

dinler, halkın saflığına dayanan kaba ikiyüzlülüklerden ibarettir; insanları, budalalıklarını istismar eden bir avuç açıkgözün boyunduruğu altına koymaktan başka bir işe yaramaz.

her başarılı işin onu değerli bulan bir alıcısı, her etkinin bir kitlesi bulunur.

her insan, eksikliğinin ve geçiciliğinin aşikarlığına rağmen kendisini evrenin merkezi olarak görür; hiçbir şeyi kendisi kadar sevmez, her şeyi kendisinden çıkarak değerlendirir; bu, açıktır ki, nefret edilesi bir hatadır.

insanın edimleri bilinmeyen nedenlerden ortaya çıkar, çoğunlukla amaçsız ve belirli bir dürtü olmaksızın meydana gelir, ister iyi ister alçakça olsunlar sırları çözülemez.

beş bin senelik asya ve avrupa tarihinde siyasi, coğrafi ve fikri olaylar daima ırk birliğinden daha fazla etkili olmuşlardır. 

çeviri en iyi olasılıkla metni anlamaya yarayan bir araç olabilir, metnin yerini asla tutamaz. 

devrimciler ve huzursuzluk çıkaranlar arada bir yerde dururlar; mevcut durumun haksızlığının ve budalalığının farkında olan; ama her yeni durumun aynı derecede haksız ve ahmakça olacağını, değişim sürecinin huzursuzluğunun ilk elde düzensizlik ve savaşların yol açacağı kayıplardan başka bir şey getirmeyeceğini bilmeyen yarım akıllılardır.