7.1.17

deadpool

tim miller

en iyi aşk hikayelerinden bazıları bir cinayetle başlar.

hayat, sonu gelmeyen tren kazaları gibidir; sadece kısa reklam aralarında mutluluk molası yaşanır.

kanserin en kötü yanı, size ne yaptığı değildir; sevdiğiniz insanlara ne yaptığıdır.

işte dibe vurmak budur: hayatının nefesini kesecek kadar yarağı yediği dönemde büyük ve çok boktan bir karar aldığını hatırlarsın. seni bok yoluna götüren karar yani.

birinin fikrini değiştirmek kadar kalbimi ısıtan bir şey daha yoktur.

ölmeden önce yapılması gerekenler listem olsaydı her şey umumi çıplaklık içerirdi.

gece gündüz işkence yapmandaki sorun şu: bundan daha ilerisine gidemiyorsun.

doktor dedi ki: çok vaktiniz kalmadı. hasta dedi ki: ne kadar vaktim var? doktor dedi ki: beş. hasta dedi ki: beş ne? doktor dedi ki: dört, üç, iki..

iş yaralarına merhem sürmeye gelince ev gibisi yoktur.

aşk çok güzel bir şeydir. aşkı bulduğunda bütün dünya sana nergis çiçeği gibi kokar. o yüzden aşka tutunmalısın. sıkıca! ve asla bırakma! yoksa bütün dünya sana yoga yapmış terli mama june gibi kokar.

görünüş her şeydir! david beckham'ın konuştuğunu duydun mu hiç?

sanırım hepimiz işlerin en devasa şekilde boka sardığı konusunda hemfikirizdir.

dört veya beş an. kahraman olmak için tek gereken bu. herkes bunun tam zamanlı bir iş olduğunu zannediyor. kahraman olarak uyan. kahraman olarak dişlerini fırçala. kahraman olarak işe git. doğru değil. hayatın boyunca dört ya da beş defa karşına kahramanlık sergileyecek bir an çıkar. sana tercih hakkı verilmiş anlar. fedakarlık yapmak, bir ayıbı örtmek, bir arkadaşı korumak, bir düşmanı bağışlamak.. böyle anlarda diğer her şey geride kalır. dünyanın bize bakışı değişir.

kızı kapmak için süper kahraman olmana gerek yok. doğru kız seni kahraman yapar zaten.