3.12.16

yürüyen gölge

william shakespeare



yarayla alay eder, yaralanmamış olan

doğduğumuzda ağlarız
çünkü bu büyük maskaralar sahnesine çıkarız

yaşam dediğin nedir ki, yürüyen bir gölge
bir zavallı kukla bu sahnede
bir saat baş sallayıp çekip gidecek
sonra bir daha asla görünmeyecek

doğru yolda bir kişiye
yoldan sapan bir milyon kişi düşüyor yeryüzünde

herkesi sev, azına güven, haksızlık etme hiç kimseye
kaba güçle değil zekanla çık düşmanın karşısına
kendininmiş gibi savun dostunun hayatını
gevezeliğin için değil, suskunluğun için kızsınlar sana

en sefil dilencinin bile
ihtiyacından fazlası bulunur çıkınında

doğruya renk gerekmez, onun rengi kendindendir
güzellik fırça istemez kendi resmini çizmeye
katıksız olursa ancak, mükemmel hep mükemmeldir

gerçek ümit kuş gibidir; kanat açıp uçtuğunda
kralı ilah yapar, sıradan insanı da kral

kendini boşuna harcamış olur insan
dilediğine erer de sevinç duymazsa
yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi
yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa

hırsızca kaçıp gitmek suç sayılmaz
yüreklerin taş kesildiği yerden

her şey boş artık bu yalan dünyada
her şey bir oyuncak artık sadece
büyüklük, insanlık öldü
hayatın şarabı alındı gitti
tortusu kaldı yalnız bu karanlık mahzende