28.11.16

ustam ve ben

elif şafak

takvada sahtekar olacağına günahında samimi ol, daha iyi.

etrafını her dediklerine "evet" diyen dalkavuklarla dolduranlar, fikrini dürüstçe söyleyen adamı hain zanneder.

savaştan sonraki değil, önceki gecedir insanın ruhunda iz bırakan.

insanlar hayvanlardan beyhude korkar. insan zalimdir halbuki, hayvan değil. ne timsah ne aslan, hiçbiri bizler kadar vahşi değildir.

işlemeyen demir pas, kullanılmayan ahşap küf, çalışmayan insan zan besler.

nedendir açılıvermemiz birdenbire hiç tanımadığımız bir insana? nedendir dile getirmemiz daha evvel kimselere söylemediklerimizi, başkasına değil de, tek ona? kalbimizi gümüş tepsi içinde ikram edercesine bir yabancıya göstermemize sebep nedir?

her şeyi ayakta tutan dengedir. binaları da, insanları da.

her şeye sahip birine gönderilecek en isabetli hediye nedir? ne ipek ne elmas. ne altın ne gümüş. her şeyi olan bir adam bunlara itibar etmez. kanaatimce bir hayvan olmalı. zira hayvanların şahsiyetleri vardır, hiçbiri diğerine benzemez.

azrail gelince istifini bozmayan adam ya şeytandır ya ermiş.

kimseye hoyratlık etme ve kimsenin kalbini kırmasına izin verme. ne incitenlerden ol ne incinenlerden.

insan daha yüksek bir idrak mertebesine eriştiği vakit ne haramdan dem vurur ne helalden. ne cennet ister ne cehennemden ürker. imanın özüdür aslolan; şekli şemaili, kabuğu kisvesi değil.

belli bir mertebeye varanlar için herkese verilen kurallar geçerli değildir.

insana ihanet, beklemediği yerden gelir.

zanaatında ustalaşmak isteyen, yaptıklarını geride bırakmayı da bilmeli. eserinden ziyadesiyle memnun olursan öğrenmeyi kesersin. "ben artık oldum" dersin. oracıkta kalır, yerinde sayarsın. en iyisi her defasında yeniden hevesle işe koyulmak, sil baştan.

ne yaptığımızdan ziyade, yapmadıklarımız tıynetimizi gösterir.

öğrenme aşkıyla geçti ömrümüz, aşkı öğrenemesek de.