9.11.16

erkek vs. kadın

murathan mungan

bir kadının iki şeyi zengin olmalıdır: gardırobu ve repertuvarı. üst yanı kolaydır.

duygularına, düşüncelerine ad aramaktan hoşlanan kadınlardır, erkekler değil. erkekleri buna zorlamayın, siz kaybedersiniz. hele erkeği iç yolculuklara davet eden tutum, davranış ve konuşmalara asla kalkışmayın. o yolculuklardan hiçbir erkeğin geri döndüğü görülmemiştir.

erkekler anlaşılmaktan değil, anlaşılmamaktan hoşlanırlar. onların gözünde anlaşılır olmak, ele geçirilmiş olmak demektir. bugüne kadar hiçbir kadının onları anlamamış olması, kendi haklarında kurdukları o derinlik felsefesine, o yalnızlık mitolojisine, o yarısı gölgede kalmış loş erkek profiline pek uygundur ve öyle kalmasını isterler.

erkekler tavlar, kadınlar ele geçirir.

bir kadına, kadınlığını yaşatacak erkek bulmak gerçekten zordur. erkeklerin, erkekliklerini yaşamak için şansları daha fazladır. hem daha fazla kadın ve ilişki deneyebildikleri için hem de bu konuda kadınlar daha yetenekli oldukları için. erkekler, erkekliklerinin tadını alabildiğine çıkartırlarken, kadınlar bu konuda da umutsuzdurlar. çünkü kadınlık, bekler, "öteki"ni bekler. ummak ve beklemek kadınlığa verilmiş iki cezadır.

kadınların en büyük talihsizliği, karşıcinsel erkeklerden bekledikleri birçok şeyin eşcinsel erkeklerde fazlasıyla bulunmasıdır.

yeryüzünde hiçbir kadın, bir erkeğin kaderini baştan aşağı değiştiremez ama, herhangi bir erkek, herhangi bir kadının kaderini baştan aşağı değiştirebilir.

erkekler reddedilmeyi dışavurarak yaşayabilirler; kadınlarsa reddedilmek konusunda uçurum ağzı bir dengede dururlar. bu konuda bilinen kompozisyonların dışına çıkmak, her kadın için mümkün değildir.

sokakta gördüğünüz zaman, "aman ne güzel kadın!" demezsiniz belki ama, baktıkça güzelliği ortaya çıkan kadınlar vardır. daha çok saklı güzellikleri olan, güzellikleri çalışılmış kadınlardır bunlar. sizden zaman ve dikkat isterler. bir kerede çarpmazlar ama demlendikçe görülürler.

aşk, çocuklukta uğradığımız bütün haksızlıkları gidermek için bir fırsat değildir. kadınların aşkında hayatla ilgili bütün açıklarını kapatmanın telaşı var. bu yüzden aşk büyük bir yer kaplıyor hayatlarında.

beklentisi yüksek kadınların yalnızlığı daha koyu olur. büyük lafların gölgesinde geçen hayatlar, bir daha iflah olmuyor, geçip gittiğiyle kalıyor zaman, aşk, her şey.

kadınlar, esir alındıkları yeri, korundukları yer sanırlar.