16.10.16

tarihin cinsiyeti

fatmagül berktay

iyilikseverlik daima eşit olmayan iki tarafın varlığını gerektirir.

geçmişini bilmekten alıkonmak ile "sürekli çocuk bırakılmak" arasında gerçekten yakın bir bağ var; nitekim, ataerkil hukuk da bu durumu tescil edercesine çok uzun bir dönem boyunca kadınları, çocuklar ve delilerle aynı kefeye koyarak "kısıtlı" saymakta herhangi bir mahzur görmemiştir.

kadın hareketleri, demokrasinin kadın haklarıyla ilişkisinin bilincinde olarak demokratik kurumların geliştirilmesi ve toplumsal yaşamın her alanında demokratik değerlerin geçerli kılınması için mücadele ediyorlar. çünkü demokrasinin uygulanmasını ve gelişmesini engelleyen etkenler ile kadın haklarının ihlal edilmesine yol açan etkenler aynıdır.

türkiye'de sol, geleneksel olarak son derece laik olageldi; ama bu onun, aynı zamanda kadınları devrimci bir örgütün birliğini ve dayanışmasını yok etme potansiyeli taşıyan tehlikeli bir "fitne" kaynağı olarak görmesini engellemedi. tıpkı islam'ın kadınlara bakışı gibi! islam'da kadının, erkekleri şeriattan, allah'a giden yoldan saptırarak [erkek] müminlerden oluşan cemaatin dayanışmasını bozabilecek potansiyelde görülmesi ve bu nedenle özellikle bedeninin ve kılık kıyafetinin denetlenmesi gibi, sol örgütlerde de kadınların davranışları, giyinişleri vb. sıkı bir denetime tabidir. kadınlardan alçak gönüllü ve gösterişsiz olmaları, fazla dikkat çekmemeleri; hatta öyle yüksek sesle filan gülmemeleri beklenir; "çünkü kadınlar hareketin 'vitrin'idir."