8.8.16

veranda öyküleri

herman melville

güzellik tanrı inancı gibidir; ondan ne kaçabilirsin ne de anlayabilirsin onu.

bazıları, insan kalbinin doğal bencilliği yüzünden değişmeyeceğini iddia edenlerin hatasına düşerler. aksine bu durum, çare bulamamanın umutsuzluğundan ve doğuştan gelen kötülükten kaynaklanır. duyarlı biri için merhamet ender duyulan bir acı değildir. ve nihayet böylesi bir merhametin yeterli yardıma neden olmayabileceği fark edilince sağduyu kişiye ondan kurtulmasını söyler.

bir adamın en sakin ve en mantıklı saatleri sabah kalktığındaki saatlerdir.

iyilik, diğer düşüncelerden farklı olarak, genellikle çok alim ve sağduyulu bir prensip olarak faaliyet gösterir; ona sahip olanın yaşamını kurtarır. insanoğlu, kıskançlık uğruna, öfke uğruna, nefret uğruna, bencillik uğruna ve manevi gurur uğruna cinayet işlemiştir ama benim bildiğim kadarıyla hiç kimse tatlı iyilik uğruna insanlık dışı bir cinayet işlememiştir.

genellikle dar görüşlü zihinlerin daimi ihtilafları daha cömert olanların daha iyi kararlarını tüketir.

en akıllı insanlar bile, ne şartlar altında olduğunu bilmedikleri, bir şeyler saklayan birinin davranışını değerlendirirken yanılgıya düşebilirler.

asla söz vermeyenler sözlerini tutmamazlık yapamazlar.

gururun yüceliği, eziyete meyilli olduğu için boş yere küçümsenir; oysa doğanın acısını azaltan, doğanın gururudur.