8.6.16

petros amca ve goldbach sanısı

apostolos doxiadis

hayatın sırrı, her zaman hedeflerin erişilebilir olmasına dikkat etmektir. hedefler zor ya da kolay olabilir. koşullara, kişinin karakterine ya da yeteneklerine bağlıdır zorluğu; ama ne olursa olsun, erişilebilir olmalıdır.

saman alevi gibi birden parlayıp sonra sönüvermek, vaktinden önce yetişen az sayıda dehanın ortak kaderidir.

hayattaki büyük gerçekler çok basittir.

insan, zaafları konusunda kendisine karşı acımasızca dürüst olmalı ve gerçekleri cesaretle kabul edip gelecekteki yolunu buna göre seçmeli.

hayattaki başarı, kendine koyduğun hedeflerle ölçülür.

öyle şeyler vardır ki, ancak birileri yapıp bitirdikten sonra onun kolay olduğunu anlarız.

kaderinde suda boğulmak yazılıysa, insan asla yatağında ölmez.

eğer bozuk değilse, tamir etme.

sağlam ispatlarla ulaşılan teoremler gerçekten kesin ve sonsuzdur; ama onlara gitmek için başvurulan yöntemler için kesinlikle aynı şey söylenemez. bunlar, tanımı gereği, ikinci derecede seçimleri ortaya koyar; bu kadar sık değişikliğe uğramalarının nedeni de budur.

eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir; ikisini isterken elindekini de kaçırıyorsun.

bir önerme, ispatlanmadan kaldığı sürece, ispatının imkansız mı yoksa çok zor mu olduğunu belirlemenin hiçbir yolu yoktur.

gizlenmesi imkansız üç şey vardır hayatta: öksürük, servet ve aşk.

"insanlar çok fazla gerçekliğe dayanamazlar."

onu nasıl bir hayal kırıklığı beklerse beklesin, her insanın kendi iradesini ortaya koyma hakkı vardır.

gerçek her zaman ispatlanabilir değildir.

dünya üzerindeki hiçbir şey gerçekten yeni değildir. insan ruhunun soylu dramları da öyle. bazen, aralarından biri çok özgünmüş gibi görünebilir; ama daha dikkatli incelediğinizde, hepsinin farklı kahramanlar tarafından daha önce canlandırılmış olduğunu görürsünüz; sadece seyrinde birtakım değişiklikler olabilir. ama asıl konu, temel nokta hep aynı eski hikayeyi yineler.