25.6.16

fargo

iyiliğimiz, tuttuğumuz sözlerle belirlenir.

romalılar kurtlar tarafından yetiştirilmiş ve adamın tekinin suyu şaraba çevirdiğini görüyorlar. ne yapıyorlar? onu yiyorlar. çünkü hayvanlar aleminde aziz yoktur. sadece kahvaltı ve akşam yemeği vardır.

hayatın püf noktası mutlu olmaktır.

tanıdığım bir adamın 50 kiloluk rottweiler'ı vardı. bir gece kızın teki eğilerek köpeğin ona girmesinin komik olacağını düşündü. köpek hadım edilmemiş. neyse, köpek biniyor buna ama hayvanın niyeti ciddi. onun bakış açısından karşısındaki azgın bir kevaşe. istediğini elde edene kadar da gidecek gibi değil. az sonra kız, geç de olsa yaptığı hatanın farkına vararak kalkmak istiyor. ama köpeğin başka fikirleri de var. bırakması için kulağının arkasından vurmak zorunda kaldık.

yalnızca bir aptal, dünyadaki tüm sorunları çözebileceğini düşünür.

insan gözünün, renkler içinde en çok yeşilin tonlarını ayırt edebildiğini biliyor muydun? yırtıcılar yüzünden. önceden maymunduk, değil mi? ve ormanda her şey yeşildir. panter ve ayı gibi şeylere av olmamak için onları ayırt etmemiz lazımdı çimen ve ağaç gibi şeylerden.

ya onlar yanlış yolda, sen doğru yoldaysan?

bazı yollara girmemelisin. eskiden haritalarda "burada ejderhalar var." yazardı. artık yazmıyor. ama yazmaması, ejderha olmadığı anlamına gelmez.

hayat bazen böyledir işte. başını yastığa tatmin olmamış bir şekilde koyarsın. televizyonda kazanan sayıları açıklarlar, sen ilk birkaçını tutturmuşsundur ve aklında şimdiden jettir, villadır almaya başlamışsındır ama kaderinde bu yoktur. lanet olası kaderinde bu yoktur.