5.05.2016

iç dünyamdan notlar

paul auster

kapitalist dünya insanların değil, nesnelerin dünyasıdır.

o kadar çok kitap okuma; yaşlı bir bilgin olursun, anlaşılmaz bir dil konuşursun. müzik yap, güneşe şarkılar söyle, ölüleri öv, yaşayanlar için ölüm ilahileri yaz; ama mutlaka şarkı söyle. sesin soluduğun havayı başka bir şeye dönüştürsün. bir şey yap, bir şiir, bir müzik parçası.. insanlığın kurtuluşu, severek yapmakta yatıyor.

herakleitos: yukarıya çıkan da aşağıya inen de tek ve aynı yoldur.

hiçbir şeyi olmayanlar için dünya bir hapishanedir, yığının en altındaki yoksullrın köpekten farkı yoktur; insan ister pranga mahkumu olarak çalışsın, ister bir şirkete para kazandırmak için çalışsın, kendi varlığı, benliği üzerinde söz hakkı yoktur.

soyutlamalara inanmıyorum. soyutlamalar zihnin katilleridir, zihni sakatlarlar.

sen olmayınca her şey gerçek dışı görünüyor; sen dönünceye kadar içinde yuvarlanacağım bir boşluk gibi. umutsuzluk sözcüğü bunu anlatmaya yetmez. bu düpedüz yaşamamak duygusu.

aşk olmazsa hayat berbat bir şakadan ibarettir.

aramızdaki uzaklığı geçici bir sancıdan daha önemli bir şeymiş gibi görmeyelim. biz, bazen kendimizi aşan inandırıcı hayalleri olan çocuklarız. kötü rüyalardan uyandık, bitmez tükenmez gecenin -uykumuzda çabucak geçiveren gecenin- içinde yataklarımızda doğrulup oturduk ve bekledik. karanlık dağılıp güne dönüşsün diye.