29.4.16

uzun lafın kısası

ömer hayyam: cennet de sende, cehennem de.

anatoli ribakov: gerçek devrim neyi yıktığıyla değil, kimi yarattığıyla büyüktür.

ivonne lamazares: bir erkek doğası gereği alçaktır. bir erkek pipisini kendisine ait olmayan yerlere sokmaya çalışır her zaman. bir erkeğin arzu ya da gösteriş ötesinde hiçbir değer yargısı yoktur.

robin sharma: ellerimizden kum taneleri gibi akıp giden zaman asla geri gelmeyecek.

christine arnothy: sağcılar, her türlü iktidarın kıçını yalayan insanlardır.

hüsnü arkan: bir insan, yargılanmayı göze almadan kendisi olmayı nasıl başarabilir ki?

john fowles: monogami biyolojik bir saçmalık, yalnızca tarihsel geçmişten kaynaklanan bir tesadüftür. sizin asıl evrimsel işleviniz, bir erkek olarak, spermatozoanızı, yani genlerinizi mümkün olduğu kadar çok sayıda rahme aktarmaktır.

necib mahfuz: acı çekmek kadar insanları bir araya getiren başka hiçbir şey yoktur.

kerime nadir: geçmişe bakarken her şeye rağmen, içimde derin bir hüzün duymaktayım. değişen dünya ile beraber kaybolan yıllarda yalnız gençliğimiz değil, sevdiğimiz hemen her şey yok olup gitti. bu dünya bizim dünyamız bile değil artık.

oscar lewis: hayat bir güldürü, dünya bir tiyatro, bizler de oyuncuyuz.