23.1.16

yaralarım aşktandır

füruğ ferruhzad



kendi varlığımın sesi olayım
istedim; yazık ki kadındım

sonunda bir gün
kuşku gözünün büyüsünden kaçarım
saçılırım alaca düş çiçeklerinden saçılır gibi
gece esintisi saçlarının dalgasından süzülürüm
giderim güneş kıyılarına değin
sonsuz dinginliğinde uyuyan bir dünyada
usulca kayarım altın renkli bir bulut yatağına
dökülür ışık sevinçli gökyüzüne
yığınla şarkının tarhı

ben oradan, esrik ve özgür
bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin
yollarını gözümde bulandırdığı
bakarım dünyaya, senin büyülü gözlerinin
gizemli karanlığında durmadan
çevresinde duvar ördüğü

söz iki cismin cılız birleşmesinden değildir
ve kucaklaşmasından eski bir defterin yapraklarında
söz benim mutlu saçlarımdadır
senin öpüşünün yanık gelincikleriyle
ve çalmadaki tenlerimizin içtenliğinden
ve çıplaklığımızın parıltısındandır
sudaki balıkların pullarına benzeyen
söz, bir şarkının gümüşsü yaşamındandır
sabahları küçük fıskiyenin söylediği

sevgili, ey biricik sevgili
ne de çok kara bulut var
güneşin konukluğunu bekleyen

güçsüzlük bilmezliğin değil yoksulluğun özelliklerindendir

acaba bu ülkede hala
kimseler var mı
kendi yok olmuş yüzleriyle tanışmaktan
korkmayan 

biz yitmiş olması gereken
her şeyi yitirmişiz
biz yola koyulmuşuz ışıksız
ve ay, ay, sevecen dişi hep oradaydı
kagir bir damın çocuksu anılarında
ve çekirge saldırısından korkan genç ekin tarlalarının üzerinde
daha ne kadar ödemeli

ve tüm yaralarım benim aşktandır
aşktan, aşktan, aşktan