13.1.16

osho

anthony storr

bhagwan shree rajneesh (osho), 93 tane rolls-royce'a sahip olması kadar, cinselliği aydınlanmaya giden yol olarak göklere çıkaran bir guru olması ile de oldukça ünlüdür. diğer gurulardan farkı, öğretisinin tamamen eklektik olması ve neyin ona ait olduğunu belirlemenin zorluğudur.

11 aralık 1931'de, madhya pradesh eyaletinin küçük bir kasabası olan kuchwada'da, çocukluğunun büyük bir kısmını geçirdiği, annesinin ailesinin oturduğu evde dünyaya gelmiştir.

çocukken yalnız, içe dönük ve çok zekiydi. guruların tipik özelliklerinden biri olan "arkadaş edinmektense yandaş toplama" özelliği onda epey küçük yaşlarda ortaya çıkmıştı. diğer çocukları kandırmış ve sürekli otoriteye kafa tutmuştu. astımlı ve hastalıklı bir çocuktu. birçok defa ölümle burun buruna gelmişti. ölümle oyun oynar ve korkusunu yenme adına riskli hareketler yapardı. örneğin shakkar nehrindeki girdaba atlar, burgaç tarafından dışarı itilene kadar dibe dalardı.

diğer sağlığı bozuk, zeki ve yalnız kişiler gibi o da çok okumaya başladı ve bu alışkanlığı uzun yıllar sürdürdü. bu sayede doğu'nun kutsal yazılarını, batı'nın önemli filozoflarını yakından tanır hale geldi. dini inanç arayışları, her zaman başkaldırma ve dalga geçme ile son buldu. otoriteye itaat etmesi gereken hiçbir ideolojiyi kabul edemiyordu. kavgacı, saldırgan ve küstahtı.

rajneesh, gandhi'nin oruç tutmasının mazoşizm, cinsellikten uzak durmasınınsa bir çeşit sapıklık olduğunu ileri sürmüştür. rahibe teresa'nın da bir şarlatan olduğunu söylemiştir.

"fakir bir toplumda din anlamlı olamaz; çünkü onlar henüz başarısızlığı tatmamışlardır. yani ev sahibi olmanın, zengin olmanın ya da gönüllerinde hangi maddi çıkar yatıyorsa onun mutluluk getirmeyeceğini henüz anlamamışlardır."

rajneesh; dinin, maddi ihtiyaçlarını gerçekleştirmiş ve bu nedenle de yaşamın anlamını sorgulamaya gücü yeten kişilerin lüksü olduğunu belirtir. "ne kadar fazla şey toplarsanız yaşamınız o kadar boşa gider; çünkü bunların bedeli yaşamın kendisidir." der. bu açıdan, çarpıcı biçimde, kendi öğretisine ters düşmektedir.

rajneesh'e göre insanlar üçe ayrılır: nesne toplayan ve dışa dönük olanlar, bilgi toplayan ve daha az dışa dönük olanlar ile farkındalığa ulaşmaya çalışan içe dönükler. son gruptakilerin amacı, gittikçe daha fazla bilinçlenmektir.

rajneesh'e göre cinsellik, kutsallığa ulaşmanın yollarından biridir. bekareti yücelten ve cinselliği bastırmaya çalışan dinler, engellenmişlik duygusu ve nevroz yaratmaktadır. bir keresinde, insanların ona getirdiği sorunların %99'unun cinsellikle ilgili olduğunu söylemiştir.

rajneesh'e göre gerçeğe ulaşmanın üç ana yolu vardır: deneye dayalı bilimsel yol, akla dayalı mantık yolu ve kendisini şiir ile dinde ortaya koyan eğretileme yolu.

"şiir, nesnelle özneli birbirine bağlayan bir köprüdür. din de esasen şiirdir. tantrik öğretide yaşama her zaman 'evet' denir. gerçek ateist, yaşama 'hayır' demeyi sürdürendir."

"insan, doğal olmayan tek hayvandır. bu nedenle de dine ihtiyaç duyar."

rajneesh'e göre, çoğu insan çocuk sahibi olmaya uygun değildir ve zaten dünyada da gereğinden fazla çocuk vardır. tüm dünyada yirmi yıl boyunca doğumlar yasaklansa, çoğu sorunun çözüleceğine inanır.

rajneesh, lord acton'ın düsturunun canlı bir örneğidir: "güç yozlaştırır. mutlak güç mutlaka yozlaştırır." rajneesh de bir hırs canavarı olana kadar yozlaşmıştır.

o, her zaman bir liderdi; küstah, otoriteye karşı hoşgörüsüz, kendi kendini yetiştirmiş, hiçbir üstada borcu olmadığını iddia eden biriydi. olağanüstü bir bilgi birikimi ve hayatın nasıl yaşanması gerektiği hakkında bir düsturu vardı. ancak maalesef, kendi görüşünü izlemede başarısız oldu.