9.12.15

gala'ya mektuplar

paul eluard

aşkın biçimi, yaşamın tüm biçimlerini gölgede bıraktı.

seni her zamankinden daha çok düşünüyorum. tüm yaşamımın tek sığınağısın. o esmer bedenine, en küçük kısımlarına kadar tapıyorum. sende her şey cazibe ve taşkınlık.

hem umut ediyor, hem korkuyorum. ve özellikle de kendimi kafaca çok yaşlı hissetmekten, artık hiç heyecan duyamamaktan korkuyorum. yaşamı çok hor kullandım. ve seni fazla seviyorum. bunu coşkuyla, inançla, bir düşten öbürüne, seninle ilgili olarak söylüyorum; dünya değiştirdim, seninkine geçtim. aynada bir bak kendine, sevdiğim gözlerine, sevdiğim göğüslerine, sevdiğim organına, güzel ellerine bak, kendini konuşurken dinle, söylediğin şeyi iyi anla, benim tek dostum, neden yalnızca senin dilini anladığımı, neden seni özgür bıraktığımı, senin zevk aldığın şeylerden benim de nasıl zevk aldığımı, neden seni gözüpek ve güçlü ve yalnızca kendi iraden için, benim olan, aşkımızdan benimki gibi muhteşem bir biçimde yükselen iraden için var olmanı istediğimi anla. seni seviyorum, her yerinden çok çok öpüyorum, gözlerimle, ellerimle, ağzımla, organımla. sonsuza kadar seninim. hiçbir şey bana büyük bir istek vermiyor. yalnızca sen varsın! sen gerçek hükümdarısın bedenimin ve zihnimin.

gala'm, burada sık sık; hatta biraz fazla sevişiyorum. ama seninle bir gece geçirmek için neler vermezdim. her şeyimi.

organına, gözlerine, memelerine, ellerine, ayaklarına, ağzına tapıyorum ve düşüncene, sevgili gala'm. özgürlük beni sana bağlı kılıyor.

seni seviyorum ve seninle olmayı düşlüyorum. ilk gece, seninle üç kez sevişeceğim. ve bütün gece yanımda çıplak kalmanı istiyorum. seni düşünerek mastürbasyon yapacağım. gerisi umrumda değil, bir tek seni istiyorum. seni seviyorum ve sevişmek istiyorum seninle, hem de nasıl. ve seni kollarıma almak, her yerini yalamak, seni kollarımda sıkmak, her şeyden daha hafif kılmak, her şeyden daha çok ıslatmak, terletmek, yumuşatmak istiyorum. dilim tümüyle ağzında, organında, penisim bedenini spermle süslüyor. ellerin, karnın, göğüslerin, o delice canlı yüzün sperm dolu ve yeniden okşamaya başlıyoruz birbirimizi, öpmeye, iç içe geçiyoruz. seni her zamankindan daha çok sevmek istiyorum. gözlerini, ağzını, memelerini, bacaklarını, organını ve onların renklerini seviyorum, onlara tapıyorum.

hiçbir düşünce, hiçbir dize yok ki, senden bağımsız olsun. sen tüm imgelerim, tüm sevinçlerim, tüm hüzünlerimsin.

seni görmeye ihtiyacım var çünkü, çünkü seni korkunç derecede, gerçekten seviyorum. geceler ve günler boyu seni, gözlerini, bedenini, ruhunu, organını düşlüyorum. seni ezelden beri seviyorum, tutkuyla ve sonsuza kadar.

güzel gala'm, ten ve ruhtan yaratılmış muhteşem hazinem, sensiz oldukça hüzünlü bir yaşam sürüyorum burada. tek zevkim, yenilecek gibi duran memelerinin, soluk alıp veren ve yalayıp yediğim karnının görüldüğü çıplak resimlerine bakmak durmadan, organın kocaman, yüzümün üstünde duruyor, sonra benimki iyice içine giriyor onun ve ben de ilkbahar gibi muhteşem bir biçimde kıpırdayan kalçalarını tutuyorum. dünyanın en güzel gözleri seninkiler, seni seviyorum, eline alıyorsun organımı, bacaklarını açmışsın, bedenin tatlı bir biçimde çukurlaşıyor, kendinden geçerek zevk veriyorsun bana; memelerini, saçlarını ellerimle eziyorum ve bir anda elin spermle doluyor ve güçlüsün ve eminsin senin üstündeki gücümden, benim üstümdeki gücünden, her şeyin üstündeki gücünden. her yerinden gözlerimle, ağzımla, ellerimle ve organımla öpüyorum.

geçen gece odaya vuran geniş bir ay huzmesi vardı ve seni gördüm, evet gerçekten seni gördüm, çırılçıplaktın ve bacakların açık duruyordu. ve iki adam, birisi ağzından, öteki cinsel organından giriyordu sana. esmer ve çok güzeldin. ve hala bu düşü düşünüyorum, sen benim için aşkın somutlaşmış biçimi, isteğin ve erotik zevkin en derin varlığısın. sen benim tüm düş gücümsün. ve yalnız olduğum bu öğleden sonra, kendinden verebileceğin her şeyi, düşüncenin taşkınlığına kendisini bırakmış bedeninin gözüpekliğini düşlüyorum. ve yavaş yavaş arzuyla doluyorum. memelerini, gözlerini, ağzını, ellerini, oranı öpüyorum. seni seviyorum, her zaman senin istediklerini yapacağım. senin önünde eğilmiş tapınıyorum. cinsel organının, memelerinin, gözlerinin, ellerinin yapmak istediklerini yapacağım. tüm güzelliklerin parıldadığı, dünyanın, herkesin büyülendiği, dünyanın tüm büyülerinin gelip geçtiği duyarlı, çekici evrensin sen. sana tapıyorum, güneşim. sen sonsuza kadar benimsin.

sana kırmızı bir mantı, siyah çoraplar, kırmızı eldivenler, kırmızı bir maske, savrulan saçlar gerekli; mantonun içinde başını bir yana eğmişsin, bense geriye kalanların ardından, içinde sen olmayan her şeyin ardından, gerçek yaşamım olan senin ardından bir ölüyüm sanki, o yalın ve tatlı gözlerine, o iyi ve güzel ellerine, beni heyecanlandırmak için var olan, organının, o taptığım organının tüylerinden daha yumuşak olan memelerine duyduğum aşk içinde.

sevgili aşkım, tatlı aşkım, bugün de yataktan çıkmadım. az önce muhteşem bir düş gördüm, fiziksel heyecanların, insan uyandığında da arzuyu bütünüyle canlı tuttuğu gündüz düşlerinden biri -ve uyanınca da canlılığını sürdüren arzu, düşün verdiği zevke ne çok benziyor. düşümde, şu anda kim olduğunu bilemediğim bir adamın yanında yatakta uzanmış yatıyorum, hareketsiz, sessiz, derin düşlere dalmış biri bu. ona sırtımı dönüyorum. ve sen çıkıp geliyorsun ve uzanıp yanıma, bana sarılıyorsun, aşkla ve sonra usulca, çok usulca dudaklarımdan öpüyorsun ve sonra ben de giysinin altından kaygan ve diri memelerini okşuyorum. sonra yine usulca, elin benim üzerimden geçip yanımdaki adama uzanıyor ve adamın cinsel organını tutuyor. bunu giderek ağır ağır bulanan gözlerinde görüyorum. ve ardından öpücüklerin daha sıcak, daha nemli oluyor ve gözlerin daha da irileşiyor. ötekinin yaşamı sana geçiyor ve sanki sen bir ölüyü okşuyorsun. hafifçe kendimden geçmiş halde uyanıyorum, hala bu zevki yaşayarak. memelerini, gözlerini, muhteşem organını düşlüyorum.

ayna mı yitirdi yanılsamalarını yoksa dünya mı sıyrıldı donukluğundan? kendi kendini işliyor toprak. kışın güneşi bulmak için kar'ı eşelemek yeter. yazın, meyvelerin buzdan çekirdekleri var. kuşlar gösteriyor saatleri -öğle vakti, tutuşuyor kanarya; saat altı, titriyor hoppa (gün çatladı); gece yarısı, boş gözlere gece topları atan işkilli bir oyunbozan. hep elinizden kurtulacak tek bir varlık içindir gizlenecek yerler bir tek. geceleri arayacak olursanız onu, ışığın içindedir; arasanız gündüzleri, uyuyor olacaktır. kuralım aşkın tuzaklarını.

küçük gala'm, seni sonsuz seviyorum. yaşama inanmıyorum, sana inanıyorum, ölümle birleşen ve benim olan bu evren ancak seninle var. ben yalnızca senin kollarındaysam varım ve hiç sönmeyeceğim. gerisi yalnızca çökmeyi düşleyen, benden korkması için bir nedeni olan koca bir sefalet. korkunç hüzünlüyüm, karmakarışığım.

sana tapıyorum. sen benim küçük, güzel, ince, arzulu ve şahane gala'msın. 

seni o kadar arzuluyorum ki. deli olacağım. seninle yeniden buluşma, seni görme, seni kucaklama düşüncesi aklımı başımdan alıyor. elin, ağzın, organın benim organımı hiç bırakmasın istiyorum. sokakta, sinemalarda, pencere açıkken kendimizi tatmin edeceğiz. bu sabah seni düşünerek muhteşem bir mastürbasyon yaptım. düş gücüm hala bıkmış değil senden. her yerde, her şeyde, her şeyin üzerinde seni görüyorum. seni ölesiye seviyorum. organın yüzümü örtüyor, benimkini yiyor, beni güzelliğinle kaplıyor, her şeyi güzelliğinle, dehanla örtüyor. her şey güzel sende: gözlerin, ağzın, saçların, memelerin, tüylerin, kalçaların, organın, bacakların, zevk verdiği şeyleri bir türlü bırakmayan ellerin, kalçalarının arasında, organının hemen yanındaki yer, omuzların. bedeninin her yanını düşünerek sarhoş oluyorum adeta. ve yaptığın her şey beni kendimden geçiriyor, beni korkutuyor, bana acı veriyor, beni büyülüyor; yaptığın her şey kusursuz.

yaşayıp yaşamadığımı anlamak için seni üzerime yatmış görmek isterdim. çırılçıplak ve bacaklarınla beni kavramış durumda göğsümü öpmeni isterdim. sonra beni getirmeni. işte bak şimdi var olduğunu hissediyorum. burada ilk kez. gerçekten bir tek seni seviyorum. hem de çok. tamamen seninim.

seni bluzun ve elbisenle düşlüyorum, altında hiçbir şey yok. ya da etek ve kazakla. bu açık saçık giysilerde çıplaklığını hemen yanıbaşımda hissediyorum, sertleşmiş ve dimdik organım seninkini arıyor ya da ellerini.

seni yeniden görmek için yanıp tutuşuyorum. tenlerin en çekicisi, gözlerin en derini, vajinaların en sıcağı, tutkuların en çılgını, kadınların en güzeli, en cüretkarı, en özgürüsün sen.

ne düşündüğünü söyle bana. sürdürdüğüm yaşamla pek uzlaşmayan büyük hüzünlü bir düşün peşinden gittiğimi söylemeliyim.

bana uzunca yaz. organını durmamacasına benimkiyle okşuyorum.

birkaç gün sonra görüşmek üzere. organından uzun uzun öperim. sonsuza kadar seninim.

"sevgili tatlı çocuğum, tapılası kocam, seni ağzından ve her yerinden öpüyorum. sonsuza kadar karın, gala'n." (gala)