12.10.15

şiir defteri

şeref bilsel / cenk gündoğdu



beni anlama
ruhumda gezinen bu nehir boşuna
boşuna alnımda açılan bu levha
insan dediğin bu dünyada bir yaradır
bir inleyiş hüzünler kapısında
(veysi erdoğan)

anlaşılmayacaksın. ey kanatsızlık!
(ece ayhan)

kıyılar yağmalanmış, tutulmuştu köşeler. uygun bir deniz bulmak uğruna, boğaz'ın akıntısında çırpına çırpına. dedim, ey yüzünü rüzgara veren! şiirler atlasından gemilere yelken biçen! ey, incelikler uskumrusu! ben, sinop kalesi'nden denize düşen! yeke kırık, delik tekne. insandan kestim umudu, denize çevirip atsam şiire.
(ilyas tunç)

sen ve ben
sesimizde uçurum şarkıları
ellerimiz iki kuğu boynu yere eğilmiş
iki yana düşüyoruz sessizce
yolda kalmış arabanın
kırılmış tekerleği dönüyor beynimizde
(ayten mutlu)

puşkin, hallac-ı mansur, ameriko vespuçi
ne diyorduk, mutluluk biraz da cesaret ister
balığa çıksan sandalsız dönmeyi göze alacaksın
elmas yontmaya kalksan taşın dağılması da var
çünkü mutluluk biraz da cesaret ister
nice keşşaf saklıyor okyanuslar bağrında
(erol çankaya)

bir gün, bir yerde, bir an
bir şey var mıydı söyleyebileceğim
her şeyi değiştirebilecek olan
(roni margulies)

hayat, hesaba pek gelmeyen cilveli bir oyuncaktır
bir bebeğin altını ıslatırkenki rahatlığıyla
bakar insana
(turgay fişekçi)

derdi olmayanın şiirle ne işi var
eskimeyen bir denize sırtınızı dönmeyin
nasılsa masal olacağız dünya takla atınca
incelikler şarkısı olmuş göz gibi bakan kalbin
zeytin ağacına sarılamayan bir şiir
hayatla ne işi var
(engin turgut)

takvimlerde bir yaprak herkesin ağrısıdır
bir yol, bozkırlara açılan, en son kelimelere
dudaklarda ne çok dil, ne çok birikmiş tuz
kimi sorsan uzatmalı bir aşka uğurlanmış
savaşmaktan yana hoyrat
barıştan yana müflis
kalbimiz ki, bir damla yağmura yolcu
küskün bulutlarla sürüklenen
ıssızlığın eskittiği bir gölge kızgın kumlarda
(hüseyin köse)

çetele tutmadan hesaba kitaba girmeden
gittim ayırmadan çağrıldığım her yere
kini de hıncı da coşkusu da var sevinci de
uykusuz yolculuklarda olsa mıydım bulanık bir dere
(mehmet can doğan)

benim daldığım uykudan
başkası uyanıyor, anlaşılır bir şey mi bu
acı ne kadar kalıcı, su ne kadar çıplak
bu bulanık yüzyılı da berrak anlatırlar
diye korkuyorum, akşam haberlerini
çocukken geçtiğimiz yollarda kalan
kalbimiz kaplıyor, şehirden şehre
duyuluyor bomba sesleri
(sinan oruçoğlu)