20.9.15

ölen adam

d.h. lawrence

bizler kısa günü daha büyük günün içine alıp küçük yaşamayı daha büyük yaşamanın döngüsü içine yerleştirmedikçe her şey, her şey bir yıkımdır.

söz, akşamüstleri insanı ısıran tatarcıktan başka bir şey değildir. sözler insana, tatarcıklar gibi eziyet eder, mezarına değin kovalarlar onu. ama mezardan öteye de gidemezler.

hiçbir şey bu kuduran garip dünyada yalnız kalmak, bu kudurmuşluk karşısında ayrı durmak kadar güzel değildir.

güneş onu okşamak için üzerine doğru eğildiği zaman bir kız güneşe açılmalıdır. 

bütün kadınlar erkeklere verilmek için mi doğarlar? azdır yeniden doğan erkeği bekleyen kadınlar. çünkü lotus, güneşin bütün parlak sıcaklığına gene de cevap vermez. koyu, gizlenmiş başını karanlığın içine doğru kıvırır yalnız, kıpırdamaz. ta ki gecenin içinde, öldürülmüş, artık parlamaz olmuş o görünmez azrak güneşlerden biri, görünmez erguvanlar içinde yıldızlar arasından kalka, menekşe gibi, azrak erguvan ışınlarını gecenin içine sala. bunların etkisinde lotus, bir okşayışa cevap verir gibi kımıldar, suların içinden yükselir, eğik başını kaldırır, başka hiçbir çiçeğin bilmediği bir bolartı ile açılır, keskin mutluluk ışınlarını yayar, başka hiçbir çiçekte olmayan yumuşak, altın derinliklerini ölüp dirilmiş, gösterişsiz mor-kara güneşin sellerinin işlemesine sunar. ama antonius gibi, gösterişin kısa, altın, gündüz güneşleri, caesar gibi, gücün sert kış güneşleri karşısında, lotus canlanmaz, hiç canlanmayacaktır da. böyle güneşler, tomurcuğu yırtar ancak. ah, sen yeniden doğanı bekle, tomurcuğun canlanmasını bekle.

geri çekiliş ilerlemeyi öldürür.

görkemden yuğrulu yazgılar vardır. bütün küçüklük, bayağılık, acı çekme kargışlılığımızın üstünde. görkemden yuğrulu yazgılar vardır; ama daha büyük bir güç de vardır.

dirimimle dirilişimin tohumunu ektim; bugünün seçilmiş kadını üzerine, dünyalar durdukça duracak değinişimi yerleştirdim; onun kokusunu, gülün yağı gibi etimde taşıyorum. varlığımın can alacak noktasında değer taşıyor bu kadın benim için. ama akıcı, altın yılan, ağacımın dibinde uyumak için yeniden çörekleniyor.

yakın olalım, uzak olalım; aramızdaki her şey iyidir. güneşler, mevsimleri erişince geri dönerler. ben de, bir daha geleceğim.