10.7.15

brida

paulo coelho

kuşkulanmaktan hiç vazgeçme. kuşku duymayı bırakırsan artık ilerlemiyorsun demektir. insan olmak demek kuşku duymak; ama yine de yoluna devam etmek demektir.

çok az insan yolunu bulacak kadar cesurdur. onlar kendilerinin olmayan bir yolu izlemeyi yeğlerler. herkes yetenek sahibidir; ama bunu görmemeyi seçerler. yeteneğini kabul edip onunla yüzleşmen dünyayla yüzleşmen demektir.

olağanüstü deneyimler yaşarız ve aradan daha iki saat geçmeden bunların sadece hayal ürünü olduğuna kendimizi inandırmaya çalışırız.

yolunu bulduğun zaman korkmamalısın. hata yapacak kadar cesur olmalısın. hayalkırıklığı, yenilgi ve umutsuzluk tanrının bize yol gösterme araçlarıdır.

görünenle görünmeyen arasındaki köprüyü yok etmenin en iyi yolu duygularını açıklamaya çalışmaktır.

duygular yaban atlarına benzer.

bazen sırf inanmadığımız için bir yoldan vazgeçeriz. bu çok kolaydır. o zaman yapmamız gereken tek şey, o yolun bizim için doğru yol olmadığını kanıtlamaktır. ama bir şeyler olmaya başlayıp da yol kendisini bize gösterince devam etmekten korkarız.

ilerlememizi sağlayan, açıklamalar değil yola devam etme isteğimizdir.

dünyada hiçbir şey tamamen yanlış değildir. durmuş bir saat bile günde iki kez doğru saati gösterir.

tanrının çobanlara özel bir sevgisi vardır. onlar doğaya, sessizliğe, sabretmeye alışık insanlardır. evrenle iletişim kurmak için gerekli meziyetlerin hepsine sahiptirler.

yalnız yaşayanlar zaman kavramını yitirirler; saatler uzun, günler sonsuzdur.

büyü bir köprüdür; insanın görünür dünyadan görünmeyen aleme geçmesini ve her iki dünyanın derslerini de öğrenmesini sağlayan bir köprüdür.

"şeytan ayrıntıda gizlidir." (alman atasözü)

bu dünyadaki her şey kutsaldır ve bir tek kum tanesi görünmeyene uzanan köprü olabilir.

ermiş, ancak vermek yoluyla almayı becerebilenlerin cesaretine sahiptir. ermiş, insanların sürekli olarak su çekebildikleri dipsiz bir kuyudur. kuyu kuruyacak olursa, başkaları susamasın diye ermiş kendi kanını verir. ermiş, teslimiyet yoluyla dünyanın bilgeliğini keşfeder.

kendini insanlara gerekli, yararlı biri olarak görmek, insanoğlunun tadacağı en güzel duygudur.

yaşamında önemli bir şeyle karşılaşınca bütün öteki önemli şeylerden vazgeçmen gerekmez.

aşk, görünenle görünmeyenin arasında, herkesin bildiği tek köprüdür. evrenin insanlara her gün öğrettiği dersleri tercüme etmenin en yetkin dilidir aşk.