29.6.15

uzun lafın kısası

andre gorz: özneye saygı, günümüzde iyiliğin tanımı haline gelmiştir. kötülük ise, insanın insan üzerindeki tahakkümü ve insanın bir nesneye ya da bir nesnenin parasal karşılığına dönüştürülmesidir.

jiddu krishnamurti: bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz.

marshall mcluhan: marjinal insan, çevresi olmayan bir merkez, tamamlanmış bir bağımsız tiptir. başka bir deyişle, marjinal insan, feodal, aristokratik ve sözeldir.

mithat cemal kuntay: idam cezası yeryüzünden kalkmadıkça cinayet mahkemeleri karanlıktır.

paul nizan: bir erkek, kendisine ancak bir kadınla başlar tekrar. ya da savaşla, devrimle.

reşat nuri güntekin: içinde bir parça hayal olan hiçbir şey zekayı bozmaz.

saltıkov-schedrin: hiçbir acı, karanlıklar içindeki birinin, bu karanlığı yırtıp ışığa kavuşmak için yaptığı bilinçsiz, telaşlı ve güçsüz çabalarından doğan acıdan daha büyük olamaz.

susanna tamaro: kendinden öte hiçbir şey yoktur. şeytan diye adlandırdığın, senin güvensizliklerin, çocukluğundan beri peşinde sürüklediğin korkulardır.

thomas more: kralların meclisinde felsefenin yeri olmaz.

william s. burroughs: aşağılık bir insanın temel göstergesi sağcı olmasıdır.