4.5.15

doğdum

georges perec

gerçeğini arayan yazı serüvenini satır aralarında belli eden şu nafile arayışın izidir kitap: kuralları son derece basit ama oynanışı fena halde umutsuzca karmaşık bir oyun.

varlığı üzerine yazılar döktürmek, kendi çelişkiler bulamacına yapışıp kalmak edebiyatçının mayasında var: bilinçli ve umutsuz, yalnız ve sorumlu, suçluluk duygusunu okkalı sözlere döken geveze vs.

"araç, sonuç kadar gerçeğin de bir parçasıdır."

aştığım birkaç yol var mı ölçebileceğim? eğer bir gün kendime gerçekten hedefler tespit etmişsem, tespit ettiğim bu hedeflerden birkaçını gerçekleştirdim mi? bir zamanlar ne olmak istediysem şimdi oyum diyebilir miyim bugün? içinde yaşadığım dünyanın benim hayallerime cevap verip vermediğini sormuyorum kendime; çünkü bir defa hayır diye cevap verirsem, fazla yol almamışım hissine kapılacağım. ama sürdürdüğüm hayat istediğimle, beklediğimle örtüşüyor mu?

gülmeden, bunun gülünç bir hadise, bir yanılsama ya da göz boyayıcı bir kahramanlık olduğu izlenimine kapılmadan kazma küreği, çekiç ya da malayı alabildiğimiz gün, biraz ilerleme kaydetmiş olmayacağız (çünkü işler de bu düzeyde değerlendirilmeyecek artık); ama dünyamız nihayet zincirlerinden kurtulmaya başlıyor olacak.