11.4.15

otorite

orhan pamuk

eğer doğaya karşı savaş veriliyorsa; yani kuyu, köprü gibi işler varsa bir otorite gerekiyor. demokrasiyle olacak iş değil onlar. bir babaya, bir ustaya ihtiyaç var bu gibi konularda.

asıl önemli olan babaların, kendilerinde her şeyi yapma hakkı görmesi. çünkü devletten, cemaatten, toplumdan, aileden, dernekten, örgütten, kısacası her şeyden onlar sorumludurlar. ve bunların hepsi de bireyden önemli olduğundan; baba asar, keser ve herkes de susar.

bizim içimizde de vardır biraz otoriter baba isteği. sorunları kolaylaştıran, düşünme işini üzerimizden alan, ben yaptım siz bana güvenin diye inanmak isteyeceğimiz bir baba arayışı bizimki gibi toplumlarda vardır. yalnız bizde değil amerika'da bile var.

batı toplumları, isyan eden bireye daha bir hak verip onu onaylıyor. geleneksel toplumlar ise itaat edene ya da cezalandıran babaya hak veriyor.

otoriterliği değiştirecek şey, en sonunda bunun faydalı olmadığını görmemiz olacak. gelişmiş teknoloji, insan yaratıcılığı, insan zekasına daha fazla ihtiyaç duyduğumuz zaman otoriterlik para etmeyecek. köprü yaparken, kuyu kazarken, yol yaparken, belki herkesin fikri ayrıyken biri otoriterlikle toplumu bir araya getirip bir şeyler yapabiliyor. ama bilgisayar keşfi yaparken, ince bir işi geliştirmeye çalışırken otoriterlik değil; tam tersine özgürlük, yaratıcılık ve düşünce özgürlüğü gerekiyor.

bizler de bu çizginin kenarındayız. asya toplumlarının zemini bu ama maşallah kimsenin özgürlük talep ettiği falan yok. herkes büyüme derdinde. otoriter bir büyüme olsun da özgürlük ikincil, üçüncül değer olabilir deniyor. asya'da büyüme oluyor ama özgürlükler gelmiyor. seçmen de ne yazık ki buna destek veriyor. o zaman işimiz daha da zorlaşıyor.

via turhan günay / eray ak