20.4.15

büyülü tohumlar

v.s. naipaul

erkekler asla birini tavlamak için kur yaparken olduklarından daha aptal veya şaşkın olamazlar. kadınlar onlarla özellikle dalga geçerler; gerçi aynı kadınlar onlara kur yapılmaması durumunda hayalkırıklığına da uğrarlar, o başka.

dünyadaki en rahatlatıcı şey ölümün kesinliğidir.

gandhi düşünceyle sezginin karışımıydı. her şeyin ötesinde, düşünce. o gerçek bir devrimciydi.

insanoğlu her şeye dayanır. gerçekte insan düşündüğünden çok daha dirençlidir.

bütün yaşamım boyunca edinmeye çalıştığım bir nitelik bu: hiçbir yeri evim olarak benimsememek; ama kendimi benimsemiş gibi göstermek.

hiçbir devrim bir sevgi hareketi olmaz.

başka insanların tuhaflıklarını görmek her zaman kolaydır. ama kendi tuhaflığımızı göremeyiz.

duyguları olan insanlar hiçbir zaman önceden hazırlanmış kalıplara sokulamazlar. bir makine aldığında yanında kullanma talimatı da verilir. insanlar böyle değil.

en etkili şeyler basit ve direkt olanlardır.

bazen bir fırtınada yaşlı, güzel ağaçlar devrilir. ne yapacağını bilemezsin. hissettiğin ilk duygu öfkedir. bir düşman aramaya başlarsın. sonra, ne kadar rahatlatıcı olsa da öfkenin anlamsızlığını çabucak kavrarsın; çünkü öfkeni yöneltebileceğin biri ya da bir şey yoktur çevrende. kaybınla başa çıkmak için başka bir yol bulman gerekir.

günahtan nefret edin; günahkardan değil.

gerçek her zaman kazanır. öfke bir insanın en büyük düşmanıdır. iyilik en büyük dindir. çalışmak ibadettir. şiddetten kaçınmak dinlerin en büyüğüdür.

insanları ancak aynı sofradan yemek yersen tanırsın.