7.3.15

bataklık

henry miller

her şeyden önce, hemen başından, hiçbir şikayetim olmadığını söylemeliyim. hayatının sonuna kadar mastürbasyon yapma izni verilen bir tımarhanede olmaktan farksız. dünya burnumun dibine geliyor, bütün yapmam gereken felaketleri tashih etmek. parmaklarını daldırmadıkları çanak yok bu üst kat uyanıklarının; hiçbir mutluluk, hiçbir acı gözlerinden kaçmıyor. hayatın katı gerçeklerinin içinde yaşıyorlar; gerçekliğinin, doğru deyişle. bataklık gerçekliği ve onlar vıraklamaktan başka yapacak işleri olmayan kurbağaları o bataklığın. onlar vırakladıkça hayat daha gerçek oluyor. avukatlar, rahipler, doktorlar, siyasetçiler, gazeteciler -hayatın nabzını tutan bütün ördekler. sürekli bir felaket ortamı. harikulade. barometre hiç değişmemiş, bayraklar hep yarıya indirilmiş gibi. cennet fikrinin insan bilincinde filizlenmesine şaşmamak gerek, bütün dayanakları alınsa da serpilmeye devam ediyor. her şeyin rastgele fırlatıldığı bu bataklıktan başka bir dünya da olmalı. neye benzediğini tasavvur etmek güç insanların düşünü kurdukları bu cennetin. bir kurbağa cenneti, şüphesiz. miyazma, pislik, nilüfer çiçekleri, durgun sular. bir nilüfer çiçeğinin üstüne otur ve vırakla sabahtan akşama kadar. böyle bir şey olsa gerek. olağanüstü iyileştirici bir etkisi var tashihlerini yaptığım bütün bu felaketlerin. tam bir bağışıklık durumu tahayyül edin, memnuniyet verici bir hayat, mikrobik bir ortamda güvenli bir yaşam. hiçbir şey etkilemiyor beni; ne deprem, ne patlama, ne ayaklanma, ne açlık, ne savaş, ne devrim. her türlü hastalığa, felakete, acıya ve sefalete karşı aşılıyım. yıkılmaz bir kalenin içinde yaşamak gibi. kendime ait küçük bölmemde otururken dünyanın yaydığı bütün zehirler geçiyor ellerimin arasından. tırnaklarım bile kirlenmiyor. kusursuz bir bağışıklık. bir laboratuvar teknisyeninden bile daha iyi durumum; çünkü kötü kokular yok burada, yanık kurşun kokusu dışında. dünya havaya uçabilir -ben yine de virgül ya da noktalı virgül koymak için bölmemde olacağım. birkaç kuruş mesai ücreti bile çıkarabilirim bu işten, böyle bir olayda mesai olur mutlaka. dünya havaya uçtuktan sonra tashihçiler bütün virgül, noktalı virgül, tire, köşeli parantez, parantez, nokta, yıldız ve ünlemleri çabucak toplayıp editörün masasının üzerindeki küçük kutuya koyacaklar. böylece her şey yoluna girecek.