27.2.15

uzun lafın kısası

anton çehov: kadınlar başarısızlığı bağışlamazlar.

jorge semprun: bilgeliğin doruğu, peşlerinden koşarken gözden kaybetmeyecek kadar büyük düşlere sahip olmaktır.

mayakovski: her ozanın tepesinde o dayanılmaz korku, "sonunda yalnız kalma" korkusu dolaşmaktadır aslında.

petrarca: fazilet, şiddete karşı silahlanacak ve savaş kısa olacaktır.

thomas more: servetin ve özgürlüğün olduğu yerde, insanlar katı ve adaletsiz buyruklara sabırla boyun eğmeyi zul sayar. buna karşın yoksulluk ve kıtlık insanları köreltir, uysallaştırır ve isyana hazır cüretkar ruhları eze eze öğütür.

grigory petrov: her millet, layık olduğu idareye ve idarecilere sahip olur.

hildegard knef: hayat bazen yabancı bir kentte geçirilen pazar günlerine benzer. insan kime danışacağını, kime sığınacağını bilemez.

ken kesey: bir seçim yapmalısın: ya ne kadar acı verici olursa olsun kendini sıkıp siste önünde beliren şeylere bakacaksın ya da kendini rahat bırakıp kaybolacaksın.

lenin: en iyi okuldur yenilgi yılları.

northrop frye: yoz bir ağaç ancak yoz meyveler verebilir ve savaştan, bu kötücül, canavarca dehşetten bir iyilik çıkartılabileceği fikri, ne kadar acınası ve hüzünlü olsa da, habis bir ilüzyondur.