14.2.15

gençler için hayat bilgisi

raoul vaneigem

faşizmin bildiği tek üstün insan vardır: devlet.

köle olmayı reddetmek, dünyayı gerçekten değiştiren tek şeydir.

bir insanın hayatının yirmi dört saatinde, tüm felsefelerden daha fazla gerçek vardır.

hiçbir şey yeni bir başlangıcı gerektirmeyecek kadar değerli, sürekli bir zenginleşmeye yönelmeyecek kadar zengin değildir.

refah toplumu bir röntgenciler toplumudur.

üç bin yılın karanlığı on günlük devrimci şiddete dayanamaz.

teknik olanaklar açısından büyük bir zenginlik yaşanırken, gündelik hayat hoşgörülemez bir sefaletin içine itilmiştir. 

umutsuzluk gündelik hayat devrimcilerinin çocukluk hastalığıdır.

burjuvazi tahakküm altına almaz, sömürür. daha az boyun eğdirir, kullanmayı tercih eder. neden üretkenlik ilkesinin açıkça feodal otorite ilkesinin yerini aldığı görülmez? neden anlamak istenmez bu?

bugünlerde zengin olmak bir yığın değersiz eşyaya sahip olmak demektir.

insanlar; sakatlayan bir dava uğruna, parçalayan hayali bir birlik uğruna, nesneleştiren bir görüntü uğruna, sahici hayattan koparan roller uğruna, akıp giden bir zamana dahil olmak uğruna, kendi içlerindeki gerçek zenginliklerden vazgeçerler.

"bir insanın ne olduğunu bilmiyorum. tek bildiğim herkesin bir fiyatı olduğu."

sahip olduğunuz her şey, karşılığında size sahip olur.

devrim, insanı kendisini kurban etmeye çağırdığı anda varlığını yitirir. kendini yitirmek ve devrimi fetişleştirmek. devrim anları, bireysel hayatın yeniden doğan bir toplumla birleşmeyi kutladığı karnavallardır. kurban olma çağrısı bir çan gibi çınlar.

insanlar aptal yerine konmaya hayır dedikleri zaman, boyun eğmeyi de bırakacaklardır.

önünde ne kadar yol kaldığından başka bir şey düşünmeyen bir gezgin, yol boyunca hayal kuran yol arkadaşından daha kolay yorulur.

dünyada hiç kimse ergenliğin kasvetli günlerinden tam olarak kurtulamamıştır.

başkalarından yola çıkan insan, kendisini boş yere arar; aynı boş jestleri defalarca tekrarlar. tersine, kendisinden yola çıkan insan, jestleri tekrarlamaz, onları geri sarar ve tekrar düşünür; düzeltir ve daha gelişmiş bir biçime sokar.

büyük aşklar hep ensestvari bir şeyler taşımışlardır.

örgütlü hayatta kalmaya dayalı bir toplum sadece sahte, gösteriye dayalı oyun biçimlerine hoşgörü gösterebilir.

haz uzun uzun hazırlandığı oranda etkili olur.

özgürlük düşmanlarıyla hiçbir uzlaşma yapılamaz ve hümanizm insanlığı ezenlere uygulanamaz. karşı devrimcilerin amansızca ezilmesi insani bir eylemdir; çünkü bürokratlaşmış hümanizmin zalimliklerinin önüne geçmenin tek yoludur.

şeylerin kanı dökülmez. onların ölü ağırlığını sırtlarında taşıyanlar şeylerin ölümüyle ölürler.

önümüzde kazanacağımız haz dolu bir dünya var ve can sıkıntımızdan başka kaybedeceğimiz hiçbir şey yok.