16.1.15

süregelen

güven turan

insan soyu, dünya yüzündeki bütün canlıların en obur, en saldırgan, en acımasız, doğaya uyum ve doğaya katılım bakımından da en aykırı, dahası doğaya düşman soyudur.

kierkegaard: bir şair mutsuz, yüreği gizli acılarla parçalanmış biridir ama dudakları öylesine garip bir şekilde yaratılmıştır ki iç çekişler ve haykırışlar onların arasından çıktığında, güzel bir müziğe dönüşürler.

geçmiş, şimdiki zamanın kalıplaşmış halidir. geçmiş bir yüceltme değildir. ne iyi ve güzel bir anın izidir ne kötü ve acı bir anın. o anın izlerinin oluşu yeter! geçmişte şu oldu, bu oldu, bunları saptamak yeter. bir de onlara bugünden bakıp fazladan yükler yüklemek gereksiz.

john ashbery: şiirlerimin içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum. biçiminin ne olduğunu da bilmiyorum. hiçbir şey bilmeden başlarım ve bittiğini hissettiğimde de yazmayı keserim. biçim denilen şey bana göre içeriktir ve içerik denilen de biçim.

türkiye'nin ilk toplu modernist çıkışı olan ikinci yeni hareketi, ankaralı bir harekettir. çıkış noktası ankara'da yayımlanmakta olan pazar postası'dır. bu oluşuma destek veren dergi de ankaralıdır: önce "seçilmiş hikayeler" adıyla yayımlanan "dost" dergisi. garip hareketi de ankaralıdır. garip'in üç şairinin de yaşamlarında ankara çok önemli bir yer tutar. istanbul'un neredeyse tek sorunu, kimin best-seller olduğu, olacağı, ne kadar kazandığıdır.

max denoir: normal aşk her tür sesin bir arada olduğu bir senfoni gibi gelir bize. çok çeşitli etkinliklerden doğar. bu nedenle çoktanrılı diyebiliriz ona. fetişizm, sadece bir tek enstrümandan çıkan ses rengini tanır; bir tek etkinlikten doğar; onun için de tektanrılıdır.

george bataille: üreme erotizmin karşıtıdır ve sürekliliği olmayan varlıkların bulunduğunu işaret eder.

islam estetiği deha kavramını dışlar özünde; çünkü deha, yaratıcılığı barındırır içinde. yaratıcılıksa "küfür"dür.

belçikalı gerçeküstücü ressam magritte'in o ünlü, bir pipo resminin üzerine yazdığı, "bu bir pipo değildir"ini mutlaka görmüşsünüzdür. bir yandan sanatçı, bir pipo resminin pipo olmadığını, bir pipo resmi olduğunu söylüyor. ama taa platon'dan beri süregelen, nesnelerle adları arasında sadece uzlaşma yoluyla bir ilişki olduğunu da söylemek istiyor.

yaratıcı yazar, "gerçekliği" yakalayabilmek için, yaşamı gözlemekten öte, yaşadığını yazıyor elbette ama yaşamdan fazlasını yaşadığı için becerebiliyor bunu.

kuran'da adı verilerek yasaklanan tek hayvan domuzdur. bunda, domuzun bütün orta doğu'daki en güçlü tanrılardan olan baal'in totem hayvanı oluşunun etkisi yok mudur acaba?

jose ortega y gasset: her bir yaşam, evren üzerine bir bakış açısıdır.

hayvan kanı, bir ara aksi iddia edilmiş olsa da, en iyi özümlenen demir kaynaklarından biridir insan için.

eli acıman: para kazanmak için iş yapılmaz; iş yapılır, para kazanılır.

ernst robert curtius: balzac'ın gizi, hayatın kendisine uçsuz bucaksız sunulduğu dahinin gizidir.

edebiyat tarihçileri, polisiye/cinayet türü romanların başlatıcısı olma onurunu edgar allan poe'ya verirler. poe nisan 1841'de yayımlanan "morg sokağı cinayeti" öyküsü ile ilk gerçek anlamda cinayet anlatısı türünü ve bu öyküdeki chevalier dupin karakteriyle de ilk gerçek dedektifi yaratmıştır. dupin'in yanında bir de arkadaşı vardır; o kişinin bütün yaptığı, yaşanılan öyküyü anlatmak ve garip sorular sormaktır. sir arthur conan doyle ilk süper dedektifi, sherlock holmes'u yaratırken yanına doktor watson'u da ekleyerek poe'nun izinden gitmiştir.