20.12.14

tanrısal öngörü

seneca

tanrısal öngörü olduğu halde, neden iyi insanların başına birtakım felaketler gelir?

kötü bir insan her şeyi kötüye çevirir; hatta en iyi görünümde ortaya çıkanları bile; ama dürüst ve namuslu bir insan talihin aksiliklerini düzeltir ve katlanmayı bildiğinden, sertliğini ve zorluğunu hafifletir; iyiliği şükranla ve alçak gönüllülükle, felaketleri metanet ve cesaretle karşılar.

aklın verdiği iyilikler gerçektir, sağlamdır ve süreklidir; düşmez, yok olmaz; hatta azalmaz bile.

bir ölüm işkenceli, öteki basit ve kolaysa neden sonuucuyu tutup yakalamayayım? nasıl deniz seyahati yapmak için bir gemi, oturmak için bir ev seçilecekse, yaşamdan ayrılmak için de bir ölüm biçimi seçilebilir. herkes yaşamını başka insanlara göre değerlendirmelidir; ama ölümü kendisine göre.

tanrı iyi insanı keyif içinde yaşatmaz; onu sınar, sertleştirir, kendisi için hazırlar.

neye katlandığın değil, nasıl katlandığın önemlidir.

işte size kendi eserinin üstüne titreyen tanrının seyredebileceği soylu bir gösteri, işte tanrıya yaraşır bir rakip: kötü yazgısıyla yüz yüze gelmiş bir insan; hele bir de ona meydan okuyabilmişse!

gladyatör kendi gücünde olmayan biriyle savaşmayı zul sayar; tehlikesizce kazanılan zaferin onursuzca kazanılmış bir zafer olduğunu bilir. kader de aynısını yapar: kendisine rakip olarak en cesur insanları arayıp bulur; çoğu insanı hor görür, üstünde bile durmaz. en inatçısına, en dürüstüne saldırır, olanca gücünü böyle insana yöneltir. mucius ateşle sınanır, fabricius yoksullukla, rutilius sürgünle, regilius işkenceyle, sokrates zehirle, cato ise ölümle. örnek alınacak büyük insan yaşadığı kötü kaderle keşfedilir.

refah dolu bir yaşam sıradan adama da nasip olur, sıradan yeteneklere de; ama ölümlülerin başına gelen felaketleri ve korkuları boyunduruk altına almak, ancak büyük adamın işidir. sürgit mutlu olmak, zihinsel acı çekmeksizin bir ömür sürmek doğanın bir yanına yabancı kalmak demektir. büyük adamsın; ama nereden bileyim, kaderin sana erdemini hiç sergileme fırsatı tanımamışsa? senin zavallı olduğunu düşünüyorum; çünkü hiçbir zaman zavallı olmadın. yaşamını rakibin olmaksızın geçirdin; ne yapabileceğini kimse bilmeyecek, kendin bile.

ölçüyü aşan her şey zararlıdır; ama en tehlikelisi ölçüsüz mutluluktur. beyni uyarır, akla boş hayaller çağırır, yanlış ile doğru arasına kalın bir sis perdesi çeker.

hiç dinmeden esen rüzgarın hışmına uğramadıkça ağaç köklü ve güçlü olmaz; sarsıldıkça sıkıca tutunur, köklerini sapasağlam toprağa gömer; güneşli vadilerde büyüyen ağaçlar ömürsüz olur.

altın ateşle, mert insan kötü yazgıyla anlaşılır.

güvenli bir yol acizlere, korkaklara göredir; erdem yükseklerden gider.