3.12.14

kehanetin gölgeleri

william blake



utançtan ve kibirden gelir insan
sabahları esip akşamla durulan

her kim ki sahip olamayacağı şeyi arzular, umutsuzluk onun sonsuz yazgısı olur.

karşıtlar olmadan ilerleme olmaz.

ekin zamanı öğren, hasat zamanı öğret, kışın keyfini çıkar.

aşk düşünmez hiç kendisini
göstermez kendisine hiç özen
başkalarıyladır bütün zoru
cennetler yapar cehennemlerden

aşırılığın yolu bilgeliğin sarayına çıkar.

sağduyu, beceriksizliğin kur yaptığı zengin ve çirkin bir kız kurusudur.

eyleme geçmeyen arzu ölümcül hastalığa yol açar.

kaçırırsanız elinizden olgunlaşan an'ı
asla silemezsiniz acının gözyaşlarını

bilge kişiyle aptal kişinin gördüğü aynı ağaç değildir.

hapishaneler kanunun taşlarıyla yapılır, genelevler dinin tuğlalarıyla.

kuş için yuva, örümcek için ağ ne ise insan için dostluk odur.

durgun sular zehirli olur.

yeterinden fazlasını bilmiyorsan yeterli olanı asla bilemezsin.

içinden geleni yap, hayat bir kurgudur
ve bu kurgu çelişki üzerine kuruludur

duayla toprak sürülmez, övgüyle mahsul alınmaz.

hava kuşun, deniz balığın, aşağılama da hak edenindir.

algının kapıları temizlense her şey insana olduğu gibi görünürdü: sonsuz.

cesarette zayıf olan kurnazlıkta güçlüdür.

çalınmış sevinçler tatlıdır.

insanın, eğitim dışında bir ahlaki görgü kavramı yoktur. o, doğal olarak, duygularının buyruğu altında olan doğal bir organizmadır.