19.11.14

yaratıcılık

ayn rand

yaratıcı, kendi işi için yaşar. başka insanlara ihtiyacı yoktur. en önemli amacı, kendi içindedir. asalak elden düşme yaşar. başkalarına ihtiyacı vardır. başkaları onun baş amacı haline gelir.

yaratıcının temel ihtiyacı bağımsızlıktır. mantık yürüten zihin, herhangi bir tür zorlama altında çalışamaz. kısıtlanamaz, feda edilemez, başka amaç ve düşüncelere boyun eğemez. gerek işlerlikte, gerekse amaçta tam bir bağımsızlık ister. bir yaratıcı için, insanlarla olan ilişkilerin tümü ikinci plandadır.

yaratıcı, farklı görüşteki adamdır. insanlara akıntıyla birlikte yüzmenin iyi olduğu söylenir. yaratıcı ise akıntıya karşı yüzen adamdır. insanlara bir arada durmanın bir sevap olduğu öğretilir. ama yaratıcı tek başına duran adamdır.

insanlara egonun kötülük demek olduğu öğretilir. sevabın ideali benliksizliktir. oysa yaratıcı salt anlamda bencil kişidir. benliksiz kişi, düşünmeyen, hissetmeyen, yargılamayan, eyleme geçmeyen kişidir. bunların hepsi benliğin fonksiyonlarıdır.

seçenekler kendini feda etmekle tahakküm etmek arasında değildir. seçenekler bağımsızlıkla bağımlılık arasındadır. yaratıcının kuralı ya da elden düşmecinin kuralıdır. bu temel bir sorundur. bir ölüm kalım sorunudur. yaratıcının kuralı, insanlığın var olmasını sağlayan mantıklı zihnin ihtiyaçları üzerine kurulmuştur. elden düşmecinin kuralıysa, sağ kalmayı beceremeyecek insanların ihtiyaçlarına dayalıdır.

insanın bağımsız egosundan doğan her şey iyidir. insanın insana bağımlılığından doğan her şey kötüdür.

dünya yüzündeki ilk hak, egonun hakkıdır. insanın ilk görevi kendine karşıdır. ahlaki yasası, birinci amacını asla başka kimselere bağlamamaktır. ahlaki sorumluluğu da istediğini yapmaktır; yeter ki istediği diğer insanlara birinci derecede bağımlı bir şey olmasın.

bencil kişi, salt anlamda bakıldığında başkalarını feda eden kişi değildir. başkalarını herhangi bir şekilde kullanma ihtiyacının üstüne çıkmış kişidir. onun işlerliği, diğer insanların kanalıyla değildir. birincil anlamda onlarla ilgilenmemektedir. amacı da, düşüncesi de, arzuları da, enerjisinin kaynağı da hep onların dışındadır. bir başka kişi için var olmakta değildir, kimseden de kendisi için var olmasını istememektedir. insanlar arasında oluşabilecek tek kardeşlik, tek karşılıklı saygı bu yolla olabilir. eşitler arasında ancak bu tür ilişki olabilir. bunun dışındaki ilişkiler, efendi-köle ilişkisidir, kurban-cellat ilişkisidir.

bir insanın diğer bir insana yapabileceği tek iyi şey, o kişiyle doğru dürüst bir ilişki kurabilmesi için tek yol, ondan elini çekmektir.

kişi tek başına düşünür, tek başına çalışır. kişi tek başına hırsızlık edemez, sömüremez, yönetemez. soygun, sömürü ve yönetme için ona kurbanlar gerekir. bunlar bağımlılığa işaret eden şeylerdir ve elden düşmecinin alanına girer.

uygarlık, özel hayat toplumuna doğru ilerlemektir. vahşinin tüm hayatı halka açıktır, aşiretinin kuralları tarafından yönetilir. uygarlık, insanı insanlardan kurtarma sürecidir.