29.11.14

uzun lafın kısası

salman rushdie: her şeyden çok anlam yokluğundan korkuyorum.

boccaccio: kalemin gücü, onu kullanmayı bilmeyenlerin sandıklarından çok daha fazladır.

alain de botton: olmadık yerlerde güzellikler bulmak, sıradan olanın büyüsüne kapılmayı reddetmektir.

felicien challaye: bilge insan, bildiğinden daha azını biliyormuş gibi görünür.

zygmunt bauman: derinin hangi parçalarının hassas kabul edileceği ve korunma ihtiyacında olduğu büyük oranda bir kültür meselesidir; ayakları değil de göğüsleri kapatma ihtiyacı ya da tersi gibi ayakkabı giyme ihtiyacı da kültüreldir.

henrik ibsen: aşk işlerinde bir erkek kediyle bir peygamber arasında fark yoktur.

zülfü livaneli: fazla bilmek mutsuzluk getiriyor. ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara!

andre maurois: yan yana iki insan, dalgaların oynattığı iki kayık gibidir; gövdeleri çarpıştıkça inler.

melih cevdet anday: hiçbir şiriin başı ve sonu yoktur ve bütün şiirler eksiktir.

ömer hayyam: şu alacalı bulacalı yeryüzünde bir adam dolaşır; ne zengin ne yoksul, ne mümin ne kafir, yaltaklanmaz hiçbir hakikate, saygısı yok hiçbir kanuna..

tahsin yücel: devrim, insanlık tarihinin henüz doğmamış güneşidir.

wladyslaw bartoszewski: yapabileceği her şeyi yaptığını ancak, ölüm cezasını çekmiş olanlar söyleyebilir.