12.11.14

tehlikeli ilişkiler

choderlos de laclos

insan ciltler dolusu yazar da bir çeyrek saatlik konuşmanın aydınlatıvereceği bir şeyi bir türlü anlatamaz.

bir gönülde uyandırılan mutluluk, bağların en güçlüsüdür; gerçekten bağlayabilen bir o vardır.

her anlamlı kişide en azından üç temel nitelik vardır: önce insanda bir amaç kavramı, sonra buna ulaşma istenci, daha sonra da bu istencin dizgeleştirilmesi.

ahlaksız bir erkekle ahbaplığı kabul eden her kadın er geç onun kurbanı olur.

kibir mutluluğun düşmanıdır.

en hoşuma giden şeylerden biri, şöyle yolunca yordamınca, çabuk olmakla birlikte her şeyin sırasını bilen, amansız bir saldırıya uğramaktır.

başıboş ceylanı, izinsiz avlanan adsız şansız adam vurur; gerçek avcı hayvanı zorlamak ister.

bugünün trajedisi politikadır.

o namus budalası kadınlar haz verir mi insana? gerçekten namuslu olanları demek istiyorum; onlar zevk anında bile çekinir, kavuşmayı bir yarı buluşmaya dönüştürürler. kendilerini tümden bırakmayı, sevdanın çılgınlık haline gelip de zevkin son sınıra varmakla pekiştiği anları, aşkın o zenginliklerini bilemez onlar.

bizim o soğuk, o kolay uzlaşmalarımızdan, esenlik dediğimiz şey, pek öyle bir zevk bile değildir.

insanoğlu hiçbir şeyde ta sona eremez; ne iyilikte ne kötülükte. ahlaklı insanların bazı zayıf yanları, alçakların da iyi yönleri vardır.

para insanı mutlu etmez; ama kabul etmeli ki mutlu olmasını çok kolaylaştırır.

aslında pek kolay olması gereken nice şeyler vardır ki insan yapayım deyince bir türlü yolunu bulup beceremez.

kafa bir rahata kavuşmadıkça bedenin iyileşmesi de çok zordur.

bir kadının en güzel anı, boyuna söylenip de binde bir duyulan o ruh sarhoşluğunu verdiği biricik an, bizi sevdiğini anlayıp lütfuna ereceğimizden daha emin olmadığımız andır.

çektiğim acıların kaynağı odur; ama dermanı da odur.

duygusuzluktan gelen o iç rahatı, ruhun o ölümü andıran uykusu esenliğe götüremez insanı; ancak işleyen büyük duygular götürür.

açılıp bilinmesini istemediği bir sırrı olmayan tek bir insan yoktur.

kuşkulu, kuruntulu kimselerin kuşkularını da kuruntularını da yenmenin asıl yolu, ellerinde kaybedilecek bir şey bırakmamaktır.

suda asıl yüzmeyi bilenler boğulur.

erkekler böyledir işte; hepsi de alçakça şeyler kurar, kurduklarını yapmakta bir beceriksizlik, bir korku gösterdiler mi adına ahlak temizliği, namus derler.