15.11.14

iki iş

reşat nuri güntekin

şehirde iş aramaya gelenlere tecrübe için sorunuz:

"elimde iki iş var. birinin aylığı 15 lira.. sabahtan akşama kadar sokak süpüreceksin. boğazına karışmam. ötekisi rahat bir kapıcılıktır. oturduğun yerden giren çıkana bakıvereceksin. yemek, yatak, ateş, ışık bedava. ve lakin aylık 12 lira. gayri hangisini istersen.."

bu suali sorduğunuz köylülerin yüzde doksanı saflığınızla eğlenir gibi gülümseyecek:

"sorulur mu? elbette 15 liralık, diyecektir."

konuşmanız devam ederse aşağı yukarı şöyle bir sahne meydana gelir:

"yahu ayda eline 3 lira fazla geçecek diye akşama kadar sokak süpürülür mü?"

"ne konuşuyorsun efendi! biz rahat etmeye gelmedik. 3 lira az para mı?"

"öteki masrafları neye hesaba katmıyorsun. koskoca bir adamın boğazı, yatağı, ısınıp ışınma masrafı kaça patlar?"

gene hesapsızlığınızla alaya benzer bir gülümseme:

"biz fakir insanız. ne olsa yeriz, nasıl olsa başımızı sokup yatacak bir yer buluruz."