14.10.14

sürgün

ingeborg bachmann


bir ölüyüm ben dolaşıp duran
artık hiçbir yerde kaydım yok
bilinmiyorum mülki amirin görev yerinde
sayı fazlasıyım altın kentlerde
ve yeşeren taşra yörelerinde

vazgeçilmişim çoktan
ve hiçbir şeyle anımsanmamışım

yalnızca rüzgarla ve zamanla ve sesle
ben insanlar arasında yaşayamayan

ben almanca diliyle
çevremde kendime mesken
edindiğim bu bulutla
bütün dillerde sürüklenmekteyim

nasıl da kararıyor bulut
yağmurun tonları da koyulaşmakta
çok azı yağıyor
o zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor