5.9.14

nasıl yazmalı?

goethe

bir milyon okuyucuyu hedeflemeyen kişi, bir satır bile yazmasın.

wieland: imla ve din insanın kendine kalmış konulardır.

öncelikle fazla ayrıntılı konuları işlemeyin; her gün yaşadığınız şeyleri vakit kaybetmeden ve hiç tereddüt etmeden yazmalısınız.

okuyucunun gözünde yazarı önemli kılan şey, onun kişiliğidir. napolyon, corneille için "yaşasaydı onu prens yapardım!" demiştir; ama onu okuma gereği bile duymamıştır.

yazılarınızı dergilere gönderin, kitap olarak bastırın; ama başkalarının arzularına göre değil, içinizden geldiği şekilde davranın.

birçok şeyi yazabilirsiniz; ama yeterince araştırıp öğrenmediğiniz şeyleri yazamazsınız.

nietzsche: geleceğin yazarı her gerçekliği değil, seçilmiş gerçekliği betimleyen yazardır.

bitirdiğiniz her bölümü bağımsız olarak anlatmışsanız, doğru yolda olduğunuz kesin demektir.

konu isabetli değilse, yetenek bir işe yaramaz. genel bir konuyu ele aldığımız zaman, bizi herkes taklit edebilir; ama özel bir şeye değiniyorsak, kimse bizi taklit edemez. çünkü diğerleri sizin yaşadıklarınızı yaşamamıştır da ondan.

yaşadığınız an'a sıkı sıkıya bağlı kalın. içinde bulunduğunuz her durumun, her anın değeri sonsuz ve her an da sonsuzluk denen şeyin bir parçası.

tümüyle küçük olanda büyük olanı algılamak için insanın yeterince görme yetisine, deneyime, genel bir bakış açısına sahip olması yeter. diğerleri için okudukları yaşam gerçek yaşam olarak yeterli olur.

düzyazı yazmak için insanın söyleyecek bir şeylerinin olması gerekir; söyleyecek bir şeyiniz yoksa, bir sözcüğün diğerini çağrıştırdığı, sonuçta hiçbir şey olmayan; ama sanki bir şeymiş gibi duran bir şeyin ortaya çıktığı dizeler, uyaklar yazabilirsiniz ancak.

gerçek dünyayı gör ve onu dile getirmeye çalış.

yazınsal bir ürün ne kadar ölçülemez, ne kadar akılla kavranamaz olursa, o kadar iyi demektir.

asıl önemli olan, insanın büyük bir istencinin olması ve bir şeyi yapacak yetenek ve azme sahip olmasıdır; geri kalan hiçbir şey önemli değildir.