8.8.14

işkencecinin yamağı

john biguenet

tanrı'ya inanınca, insan pek çok şeye göz yummak zorunda kalır. inançtan anladıkları ne? apaçık olanı reddetmek, gözümüzün önündekileri kabul etmemek değil mi?

sürgün birine sorun. zamanın nasıl geçtiğini söylesin size.

rainer maria rilke: güzellik, hala kıl payı katlanabildiğimiz şiddetin başlangıcından başka bir şey değildir.

yaşamın bir gözyaşı deresi olduğunu, dinin rahatlatıcı ikliminden yoksun bir işkenceciden daha iyi kimse bilemez.

* bu çeviriyi, 12 eylül döneminde gördüğü işkence sırasında boğazı sıkıldığı için sonradan felç geçirip genç sayılabilecek bir yaşta aramızdan ayrılana kadar tekerlekli sandalyede yaşamak zorunda kalan zerrin tümay'a adıyorum. (ümit şenesen)