27.7.14

şiir

gülten akın: ozan, bir döneminde hayata, ötekinde tarihe, bir başkasında bilime yönelmez. şiir yazmaya başlamadan çok önce, az ya da çok bir birikme, bilgilenme söz konusudur. bilgi gelir, bir bireşim yeni bilgilerle başka bireşimlere ulaşır. ve sürekli bir seçme. sürekli bir değişim ve nitel sıçrama. şiiriniz bu oluşumu izleyebiliyorsa, o da evrilip değişip geleceğe aktarılarak birikiyorsa ozanlığınız diridir. değilse, yoz bir kalıbı sürükleyip götürüyorsunuz demektir. insanın kendi ölüsünü sürükleyip götürmesi kadar saçmadır bu.

orhan veli: teşbih, eşyayı olduğundan başka türlü görmek zorudur. yazının peyda olduğu günden beri yüz binlerce şair gelmiş, her biri binlerce teşbih yapmış. hayran olduğumuz insanlar bunlara birkaç tane daha ilave etmekle acaba edebiyatımıza ne kazandıracaklar? teşbih, istiare, mübalağa ve bunların bir araya gelmesinden meydana çıkacak bir hayal zenginliği, ümit ederim ki tarihin aç gözünü doyurmuştur.

nazım hikmet: ben şiirde realiteyi bütün mürekkepliği, mazi, hal, istikbal unsurlarıyla ve hareket halinde veren bir realizme ulaşmak istiyorum. fakat hala ulaşamadım. birçok yazımın realizmi tek taraflıdır. bundan dolayı da çok defa fazla haykıran bir "propaganda" edası taşıyorlar. bu hatamı anladım. yeni verimlerimde bu hataya bir daha düşmeyeceğim. cihanı görüş, anlayış bakımından değil, bu cihanı görüş ve anlayışın sanattaki tezahürü bakımından telakkilerim bir hayli değişti.