23.7.14

paradoks

andre gide

kim olacağımı bilmemekten ötürü tasalanıyorum. kim olmak istediğimi de bilmiyorum; ama seçmek gerektiğini pek iyi biliyorum. nereye gitmeye karar verirsem beni yalnız oraya ulaştıracak olan güvenli yollarda yürümek istiyorum; fakat bilmiyorum, ne istemek gerektiğini bilmiyorum. kendimde bin bir mümkünün var olduğunu hissediyorum. fakat bunlardan yalnız bir tanesi olmaya rıza gösteremiyorum. ve her an, her yazdığım sözün, her yaptığım hareketin, çehremin silinemeyecek yeni bir çizgisini meydana getirdiğini düşündükçe ürküyorum. öyle bir çehre ki, bir seçime varamadığından, onu cesaretle sınırlayamadığından kararsız, şahsiyetsiz, korkak olarak anılacak.

tanrım, yalnız tek bir şey istemeyi ve durmadan onu istemeyi bana ilham et.

insanın hayatı, insanın hayalidir. ölüm saati gelince, kendimizi, geçmişte aksetmiş göreceğiz ve yaptıklarımızın aynasına eğildiğimiz zaman, ruhlarımız ne olduğumuzu anlayacaktır. bütün ömrümüz kendi kendimizin silinmez bir portresini çizmekle geçer. işin korkunç tarafı bunu bilmememizdir. kendimizi güzelleştirmeyi hiç düşünmeyiz. bunu ancak kendimizden bahsederken hatırlarız; kendimizi överiz; fakat o müthiş portremiz sonunda, bizden yana olmayacaktır. hayatımızı anlatırız ve kendimize yalan söyleriz; fakat hayatımız yalan söylemeyecektir. o, tanrının huzuruna her zamanki haliyle çıkacak olan ruhumuzu hikaye edecektir.