17.7.14

metonimi

douglas kellner / michael ryan

ideoloji, temelde, yaşamı toplumsal gerçekliğin belli bir inşa biçimi ile bağlantılı olarak yansıtan metaforik bir yöntemdir. metaforlar bir imgenin üzerine ideal ya da yüksek bir anlam yüklerler. "özgürlük" idealinin anlamı, yerine geçen somut bir imge ile (örneğin kartal imgesiyle) karşılanır. gerçek nesnenin metafor yoluyla daha yüksek bir anlam kazanması süreciyle belirli ideal anlamların ideoloji yoluyla gerçekliğin belirli algılanma biçimlerine karşılık düşürülmesi süreci birbirine koşut hareket eder. "özgürlük" gibi idealleştirilmiş temsilleri benimseyen kişi, sınıfsal hareketlilik ideali gerçekmiş gibi düşünecek, hissedecek, yaşayacak ve sınıfsal eşitsizliğin yapısal gerçekliğini görmeyecektir. her şeye rağmen, gerçekliğin tamamen silinip süpürülmesi de mümkün değildir, başka hiçbir neden kalmasa bile, ideolojik metaforlar için gerek duyulan araçlar reel, somut, birebir ve maddesel şeyler olduğu ve bu söylemler gerçekliğin ötesine geçmek mümkün olmadığı için bu yapılamaz. metafora dayanan bir söylemin (anlamları fiili gerçekliğin üzerinde değerlerle tanımlayarak) ortaya çıkardığı idealizm ve ideoloji, kendi maddesel gerçekliğinin ağına takılır. hemen her zaman, metaforun sunduğu ideal anlamla, aşmaya ve şekillendirmeye yeltendiği gerçeklik arasında bir ilişki ya da herhangi bir somut bağlantı görünür hale gelecektir. bu bağlantılardan söz ederken "metonimi" terimini kullanacağız.

metonimi, birbirine bitişik konumdaki ya da bir bütünle ilişkisi olan ayrı ayrı nesneler arasındaki bağlantının mecazi ifadesidir. kartal, metonimi uyarınca, "özgürlük" gibi bir idealin işareti değil, daha çok, sözcüğün gerçek anlamıyla ilişkili olduğu elle tutulur gerçekliğin belirli bir parçasına işaret eden bir göstergedir; (somut faaliyetleri özgürlük gibi ideolojik bir idealle olumlanan) avcılar ve müteahhitlerin doğal hayata ve çevreye karşı oluşturdukları tehdit gibi. metonimik soyutlama yöntemine ayrıcalık tanımayı neden tercih ettiğimizi görüyor olmalısınız. metonimik temsil tarzı, dünyaya, maddesel bağlantıları gözardı eden idealize edilmiş bir kavrayışla bakmak yerine, gerçek toplumsal sistemin farklı boyutları arasındaki bitişik, maddesel ve bağlamsal bağlantıları ön plana çıkarır; "özgürlük" gibi ideolojik anlamlarda yatan savları kendi maddesel gerçekliğine oturtarak çözümlemesi bakımından, ideoloji karşıtı bir temsil biçimidir.

metafor ve metonimi terimlerini temsilin iki ana eksenini belirtmek için kullanıyoruz. burada metafor dikey ya da idealize edici eksen, metonimi ise yatay ya da maddeselleştirici eksendir. bazen metafor toplumsal dünyanın temsil edilişine metonimik bir yaklaşımın parçası olabilir. metonimi de belirli bağlanımlarda muhafazakar bir değişmece yerine geçebilir.

metafor birkaç nedenden ötürü ideolojiyle bağlantılıdır. metafor ampirik bir imge ile (kartal) var olmayan ya da ideal bir anlamdan (özgürlük) oluşur. metafor statik ya da uzamsal bir yapıyı ifade eder; gizli ya da dışavurulmamış anlam kendisini ileten araçla eşzamanlıdır. gizli anlamların bilinmesini şart koştuğundan ve görünmez oldukları için bunlara inanılması gerektiğinden, metafor, gelenek ve otorite ile ilişkilidir. ayrıca genel bir retoriksel strateji olarak metafor bir imgenin önemini çıkarsamakta kullanılacak anlam kodlarını ifade eder. metaforlar kimlikleri farkçı düşünceye yeğleyen benzetimsel düşünme biçimlerini imtiyazlandırır. yani, imgeler benzetimsel olarak bir anlamla özdeşleştirilir. metafor bağlam dışı ve evrenselcidir, anlamları maddesel bağların ötesine geçer ve özgül koşullara bağımlılık göstermez. metafor, anlamın belirleyicisi ve gerçeğin çıkarımcısı olan otonom bir ego ima eder. metafor paradigmatiktir (düzen belirtir), hipotatiktir (imgeyi anlamın arkasına itmeyi belirtir) ve ayırıcıdır (ya/ya da önermeleri biçiminde çalışır). bir metafor, özgür olarak belirlenmiş tek bir şeyi ifade eder. metafor, ideal anlamları maddesel imgelerin üzerine yerleştirmesi ve ilkini imtiyazlandırması nedeniyle dikey ve hiyerarşiktir.

diğer taraftan metonimi, düşünceyi yatay ve eşit olarak yönlendirir. metonimide imge ya da işaret, kendisini bir parça olarak ve diğer bir parçaya bağlayan ya da parçasını oluşturduğu bir bütünle ilişkisini ifade eden bir şey anlamını taşır. metonimi uyarınca kartal, özgürlük değil, kuş yuvası ya da orman ya da soyu tükenmekte olan türler anlamına gelecektir. düşünceyi gerçeklikten koparıp "özgürlük" gibi madde ötesi ideallere yönelten metafora karşılık, metoniminin yönelimi gerçekçi, somut ve materyalisttir. maddesel referans ya da bağlantıların akışını kesecek ideal anlamlar barındırmadığı için, anlamın metonimik retoriksel tarzda yanal yayılımı potansiyel olarak sınırsızdır. metaforun gelenekselci yönelimine karşıt olarak metonimi gelecek yönelimlidir, dinamik ve belirlenimsizdir. bitişik ilişki ya da bağlantılar çok sayıda ve kestirilemezdir, bir üstünlük kurma (ideal anlamın imgeye üstünlüğü) ya da semantik eşdeğerlik düzeni içinde sınırlanamazlar. metonimi eşyayı benzetimsel olarak tanımlamaktansa, aralarındaki bağlantılılığı tanıyarak farklılıklarını olumlar. metonimi evrenselci ya da kimlikçi değil, ampirik, farklılaşmış ve tikeldir; anlamı sabit kalıplar içinde belirleyen semantik eşitleme paradigmalarını yapıçözüme uğratır ve yıkar; bağlamsal ve birleştirici, parataktik (ya da eşgüdümsel) ve bitiştiricidir (hem/hem de önermeleri biçiminde çalışır). biz metonimiyi belirlenimsizlik ve karar verilemezlik gibi yapı yapıçözümcü değerlerle ilişkili görüyoruz, metonimi ayrıca, feministler tarafından "kadına özgü" bilişsel bir tarz olarak önerilen alternatifle kesin benzerlikler taşır.