14.6.14

imgenin pornografisi

zeynep sayın

bakışın iktidarı seyircinin değil, seyirlik nesnenin elindedir.

bir nesneyi görmek demek, bilen özne ile bilgi nesnesini aynı imge uzamında birleştirmek demektir. göz nasıl görüyorsa, imge de ona öyle gelir. görünenin ötesinde bir tutku uyandırmasına olanak yoktur. imge, içinden fışkıran bir fazlalıkla değil, içinde eksilen bir yoksunlukla göze gelir. o nedenle göz yerine bakışa yönelir imge, bakışı kışkırtır, bakışı çağırır. bakış gözden kolay baştan çıkarılır. bakışı yakaladığı zaman ona egemen olacağını bilir imge; sürekli bir tatmin peşinde koşan bakış, göz üzerinde mutlak bir egemenliğe sahiptir.

insanların ayağı hor görmelerinin nedeni, dikey eksene atfettikleri önemdir.

slavoj zizek'e göre pornografinin birincil özelliği, bakışın görülen nesne tarafında yer alacağına seyirciye ait olması; ama bakışı yönlendiren merciin seyirci olduğu yanılsamasını sunmasıdır. bakışın nesneden indirgenmiş olması öyle ayrıksı bir durum yaratır ki, pornografik imgeler sayesinde imge değil, seyircinin kendisi nesneleşir. ekranda seyredilen ve seyirciyi duyarsızlaştırsalar bile cinsel olarak uyarmaya çalışan oyuncular, gerçek birer öznedirler; onlara bakan gözü umarsız bir röntgencinin tatmin peşinde koşan ve felce uğrayan nesne-bakışlarına indirgemektedirler. ötekinin içinde soluk alan çağrı noktasını, imgenin içinde var olan görünmezliği perdelediği zaman bile ıskalayan bir tatmindir pornografi: çünkü aslında uyarıcı olan bedenlerin çıplaklıkları içinde eyleyişleri değil, ötekinin asla tümüyle görülemeyecek olan, özneyi yaran ve delen bakışıdır. öznenin görme alanı dışına uzanan bir bakışımdır bu; görülen nesnenin saydamlığı üzerine örtülen; ama bakışı kışkırtmak üzere örgütlemeyen bir perdedir.

ilk bakışta aşk, aşık olduğu özneyi uzundur tanıdığını düşünmekte; tanışıklık, sanki bakışmanın öncesinde yer alan genel bir uzam sayesinde büyürken, nereden doğduğunu bilmemektedir.